Arama
Arama kriterlerine uygun ürünler
Yazma Üzerine Sohbetler
Kurmaca, şiir ve kurmacadışına odaklanan üç ayrı söyleşiden oluşan bu sohbetlerde, yazmanın zorluk ve ödüllerini, inceliklerini ve püf noktalarını tartışıyor Ursula K. Le Guin. Bunu yaparken de, hem yazar olarak birikiminden hem de yaşanan bilgelik haline gelmiş tecrübelerinden bekleneceği üzere pek çok konuya değiniyor. Yazma zanaatının teknik detaylarından dilin ahlaki meseleleri yansıtma ve kullanma biçimlerine, yazının ritminden şiirin müziğine, yayıncılık piyasasından kadın yazarların edebi kanondan dışlanmasına, ötekinin perspektifinden yazmaktan siyaset, bilim ve doğaya uzanan geniş bir yelpaze bu. İyi bir söyleşinin hiç bitmemesini istersiniz, diyor Le Guin. Nitekim yazarın kendi eserlerinin yanı sıra, etkilendiği ve ilham aldığı bazı eserlerden alınan pasajlarla da zenginleştirilmiş olan bu sohbetlerin tadı okurun damağında kalıyor. Hayranlarına Le Guini daha iyi tanıma fırsatı sunan bu kitabın, yazarı henüz tanımayanlar için de güzel bir tanışma vesilesi olacağını Yaza..
Yerdeniz * Ciltli (6 Kitap - Tek Cilt, Metis 30. Kuruluş Yıldönümü Özel Basımı, Ambalajında açılmamış)
Le Guin'in Yerdeniz kitapları Yerdeniz Büyücüsü, Atuan Mezarları, En Uzak Sahil, Tehanu, Yerdeniz Öyküleri ve Öteki Rüzgâr Metis Edebiyat Çizgi Romanunun en sevilen kitaplarından oldu, yıllar içinde birer kült kitap haline geldiler. Metis'in 30. kuruluş yıldönümünde bu altı kitabı tek ciltte toplayarak, sert kapaklı bir özel basım yaptık. Yazar: Ursula K. Le GuinÇeviren: Çiğdem ErkalYayınevi: Metis YayıncılıkYayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 946Cilt Tipi: CiltliEbat: 14x21Durum: Yeni
Yönteme Hayır / Bir Anarşist Bilgi Kuramının Ana Hatları
Dünyayı anlama ve anlamlandırma biçimlerinden biri olan bilimin, modernizmle birlikte oturduğu iktidar koltuğunu tartışıyor. Bilim tek yol mudur? Batı biliminin henüz tam olarak nüfuz etmediği kültürde ve zamanlarda yaşayanlar, hayatın önlerine koyduğu sorunları aşıp ayakta kalmamışlar mıydı? Daha sonra da kalamazlar mıydı? (Bu soruya bugün, yani onların öz kaynakları ve kültürleri tahrip edilmişken olumlu yanıt vermek zordur belki. Soru, bunun kimin eseri olduğudur...) Bilimi Bilim yapan, yani bilimin söylediğini tek doğru derecesine yükselten, bunun böyle olduğuna bizi ikna eden nedir? Akla yatkınlığı mı? Deneyle ispatlanabilir olması mı? İyi sonuçlar alması mı? Kısaca bilimin yöntemini; akılcılığı, onun kullandığı araçları sorgulayarak ezberimizi bozuyor Feyerabend. Peki Batı biliminin, akılcılığı yöntem olarak kullanmaktan başka şansı yok mudur? Elbette vardır: Bilimsel devrimler söz konusu olduğunda yani paradigmanın değişikliğe uğradığı sıçrama anlarında, akılcılığın nası..



