Arama
Arama kriterlerine uygun ürünler
Varoluşçuluk (Existentialisme) Nobel Edebiyat 1964
Varoluşçuluk nedir? Bugüne değin çeşitli yanıtlar verilmiş bir sorudur bu. Sözgelişi, Weile göre varoluşçuluk bir bunalım, Mounierye göre umutsuzluk, Hameline göre bunaltı, Banfiye göre kötümserlik, Wahle göre başkaldırış, Marcele göre özgürlük, Lukácsa göre idealizm, Bendaya göre usdışılık, Foulquéye göre saçmalık felsefesidir. Bir dönem, slogancı gençliğin peygamberi ve varoluşçu papası sayılan J.-P. Sartrea göreyse varoluş, insanda, ama yalnız insanda, özden önce gelir. Bu demektir ki insan önce vardır; sonra şöyle ya da böyle olur. Çünkü o, özünü kendisi yaratır. Nasıl mı? Şöyle: Dünyaya atılarak, orada acı çekerek, savaşarak yavaş yavaş kendini belirler. Bu belirleme yolu hiç kapanmaz... Asım Bezircinin çevirip yayıma hazırladığı bu eser her kuramda, her inanda farklı karşılıklar bulan bir felsefenin temel metnini (Varoluşçuluk Bir İnsancılıktır / Sartre) ve bunun yanı sıra Gaéton Picon ve Laffont Bompia Yazar: Jean Paul SartreÇeviren: Asım BezirciYayınevi:..
Why People Do What They Do - Human Centric Marketing
Yazar: Paul GarrisonYayınevi: Manager PublishingYayın Yılı: 2018Yayın Yeri: HungaryDil: İngilizceSayfa Sayısı: 372Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16x23.5Durum: Yeni
Yöntem Araştırmaları - Diyalektik Aklın Eleştirisi (Nobel Edebiyat 1964)
Yazar: Jean Paul SartreÇeviren: Rıfat KırkoğluYayınevi: YazkoYayın Yılı: 1981Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 190Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 10x19Durum: Çok İyi
Yönteme Hayır / Bir Anarşist Bilgi Kuramının Ana Hatları
Dünyayı anlama ve anlamlandırma biçimlerinden biri olan bilimin, modernizmle birlikte oturduğu iktidar koltuğunu tartışıyor. Bilim tek yol mudur? Batı biliminin henüz tam olarak nüfuz etmediği kültürde ve zamanlarda yaşayanlar, hayatın önlerine koyduğu sorunları aşıp ayakta kalmamışlar mıydı? Daha sonra da kalamazlar mıydı? (Bu soruya bugün, yani onların öz kaynakları ve kültürleri tahrip edilmişken olumlu yanıt vermek zordur belki. Soru, bunun kimin eseri olduğudur...) Bilimi Bilim yapan, yani bilimin söylediğini tek doğru derecesine yükselten, bunun böyle olduğuna bizi ikna eden nedir? Akla yatkınlığı mı? Deneyle ispatlanabilir olması mı? İyi sonuçlar alması mı? Kısaca bilimin yöntemini; akılcılığı, onun kullandığı araçları sorgulayarak ezberimizi bozuyor Feyerabend. Peki Batı biliminin, akılcılığı yöntem olarak kullanmaktan başka şansı yok mudur? Elbette vardır: Bilimsel devrimler söz konusu olduğunda yani paradigmanın değişikliğe uğradığı sıçrama anlarında, akılcılığın nası..
Yunanlar Kendi Mitlerine İnanmışlar Mıydı?
İlk sahibinin künyede isim bilgisi var ve kitap şeffaf kaplanmış, yeniden farksız. Yunanlar mitlerine inanmışlar mıydı? Yunanların, bize aklı anlatan bu bilge ataların, titanlara, kikloplara, kahramanlara inanmaları mümkün mü? Varsayalım ki Minatoru şairlerin uydurması olarak düşündüler, peki Theseusun varlığından da şüphe ettiler mi? Veyne, bu sorular çerçevesinde hakikatin konumuna dair etkileyici bir soruşturmaya girişiyor. Mitlerin doğasını, onların kabul ediliş şekillerini, doğru kabul edilmeleri için gereken ölçütleri inceliyor. Süregelen bu anlatıların tarihle olan bağlarını sorguluyor. Paul Veynein araştırmanın ne demek olduğunu bilen gerçek bir tarihçi olduğu doğru, ama aynı zamanda doğru ile yanlış arasındaki oyunların tarihinin oluşturulması istendiği zaman girilen labirenti de biliyor. Bugün, hakikatin tarihi hakkında sorular sormak, bütün düşünce için geçerli olan böyle bir tehlikeyle yüzleşmeyi kabul etmek oldukça nadir rastlanan bir durum. Michel Foucaul Yazar: Pau..





