Arama
Arama kriterlerine uygun ürünler
Son Kabadayı Kurtlar Sofrasında Dündar Klılıç
Dündar Kılıç, yeraltı dünyasında nam yapmış son 40 yılın en büyük kabadayısıydı. Kimilerine göre mafya babası, kimilerine göre babaların babası, kimilerine göre mazlumların babası, kimilerine göre de ağabey, idi. Hatta bazıları onu Kurtlar Vadisi'nin Laz Ziya'sı olarak gösterdi. İddiaya göre, dizideki Nesrin, kızı Uğur Kılıç'ı; Çakır ise damadı Alaattin Çakıcı'yı canlandırıyordu. Bu varsayım ne kadar yerinde bilinmez..Ama o, kabadayılık tarihinin son temsilcisiydi. Kabadayı olarak doğdu, öyle yaşadı ve öyle öldü.. Altmış dört yıllık ömrünün 21 yılını hapishanelerde geçirdi. Ona göre mafya bir teşkilat olayıydı ve bütün dünya ülkelerinde, bilhassa demokratik ülkelerde vardı. Tabii ki Türkiye'de de.. Katıldığı bir televizyon programında Mafyanın mecliste milletvekili olur, bakanı olur, polis müdürleri olur, her kesimi, hatta fahişeleri bile olur. Ama kabadıylar hakın bağrından kopmuştur ve halkın bir yakıştırmasıdır diyordu.. Yazar: Mustafa Dündar KılıçYayınevi: KitaplıkYayın Yeri: İstan..
Tabip Gözüyle İbadetler Abdest - Namaz - Oruç - Hac
SALGIN HASTALIKLARA KARŞI SUNDUĞU ASIRLIK ÖNLEM BİR TABİP GÖZÜYLE ABDEST VE NAMAZ Prof. Dr. Nihat Bengisu; 1. Cihan Harbi sonrasında, başta İspanyada başlayıp tüm dünyaya yayılan İnfluenza gribinde en az ölümün Müslüman ülkelerde olduğunu hatırladım. Koruyucu etkenin ise, abdest olduğunu öğrendim. Bunun üzerine, dînî rükünlere, Tıbb-ı Nebevî açısından bakmaya, araştırmaya ve paylaşmaya başladım. Zaman içinde pek çok soru ve cevaplar gündeme geldi ve bu konularda konferanslar verdim. Derken Covit-19 Pandemisi (Corona virüsü) dünyayı sarınca, birden hepimiz asırlar öncesinden peygamberimizin Taun hastalığıyla alakalı Sizler bir yerde Taun hastalığının çıktığını işitirseniz oraya girmeyiniz. Eğer sizin bulunduğunuz yerde o hastalık baş gösterirse oradan çıkıp gitmeyiniz. Hadisini hatırladık. Başta Amerika olmak üzere birçok ülkede peygamberimizin bu hadis-i şerifi ekranlarda ve billboardlarda sergilenmeye, bu virüse karşı en etkili korunma yönteminin, elleri ve burnu sıkça Yazar: Prpf..
Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları
MARKSİZMİN POLİTİK KURAMI İLE ESTETİK KURAMI ARASINDA, BAŞINDAN BERİ BİR GERİLİM OLDUĞU SÖYLENEBİLİR. DEVRİMCİ BİR TEORİ OLARAK MARKSİZM, SON KERTEDE SADECE EKONOMİK VE TOPLUMSAL YAPININ DEĞİŞTİRİLMESİNİ DEĞİL, AYNI ZAMANDA KÜLTÜREL/DÜŞÜNSEL YAPININ DA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNİ ÖNGÖRÜR. BUYSA, KÜLTÜREL AÇIDAN HAYLİ DONANIMSIZ OLAN SÖMÜRÜLEN/YÖNETİLEN SINIFLARIN, BU DÖNÜŞÜMÜ ARZULAMALARINI GEREKTİRİR. AHMET OKTAY, "TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİN KAYNAKLARI" ADLI ÜÇÜNCÜ BASKISI YAPILAN BU KİTABINDA, OLAYI SOVYETLER BİRLİĞİ VE TÜRKİYE BAĞLAMINDA SERİMLEMEYE, KAYNAKLARI GÖSTERMEYE VE BAĞLANTILANDIRMAYA, TOPLUMCU GERÇEKÇİLİK'İ POLİTİK/İDEOLOJİK, FELSEFİ VE YAZINSAL DÜZEYLERİ BİRBİRİYLE İLİŞKİLENDİREREK AÇIKLAMAYA ÇALIŞIYOR. İLK BASKISI 1986'DA YAPILAN BU KİTABIN, POSTMODERNİST SANATIN YAPTIĞI TAHRİBAT KARŞISINDA KAYGILANANLAR VE ÖZGÜRLÜKÇÜ, EŞİTLİKÇİ BİR DÜNYA UMUDUNU TAŞIYANLAR AÇISINDAN, BU UMUDU BESLEYECEK BİR SANAT/EDEBİYAT İÇİN ÖNGÖRÜ NOKTALARI OLUŞTURDUĞU SÖYLENEBİLİR... Yazar: Ahmet OktayYayınevi: Ev..
Trabzon Ayasofyası Gerçek Tarihi (Ciltli)
Okumak değil, okunması gerekeni okumak İnsanoğlunun Medeniyet Tarihinin ne zaman ve nerede başladığı sorusuna cevap vermeye çalışan Avrupamerkezci İlerlemeci Evrim Kuramına göre, uygarlık tarihinde; Eski Yunan-Roma-Hıristiyan Feodal Avrupa-Rönesans Avrupası/Batı Medeniyeti biçiminde, Batıya ve Beyaz Adamın Irk/Dinine özgü benzersiz bir soyağacı vardır. İlmilik ve ilericilik adına önümüze konan bu Sahte Tarihsel Kültürel Model ile hesaplaşmamız; bir Gerçek Tarihsel Kültürel Model oluşturmamız gerekiyor. Çünkü, ancak bir Gerçek Model ile toplumlar dünya geriliğinden kurtulabilirler; ancak bu şekilde insanoğlunun Gerçek Tarihsel Kültürel Modeli ile tanışabilirler. Ben şahsen, önceki eserlerim ile Gerçek Tarihsel Kültürel Model ortaya koymuş olmamın yanında, bu çalışmam ile de hem insanoğlunun uygarlığını başlattığı İlk Anayud hakkındaki hem de Trabzon Ayasofyası hususundaki Sahte Tarihsel Kültürel Model kandırmacalarına karşı yine, Gerçek Tarih Modeli görüşlerini ortaya koymuş u Yaz..
Türk Tiyatrosu Tarihi (Ciltli)
Ahmet Refik Sevengil, yıllar süren çalışması sırasında, tiyatro tarihine damgasını vurmuş sanatçılarla görüştü, arşivleri taradı, elyazmalarını inceledi. Türk Tiyatrosu Tarihi, sadece tiyatro tarihini değil anlattığı dönemlerdeki önemli hadiseleri de içerdiğinden, Osmanlı’nın son dönemini yansıtması ve padişahların yaşayışlarını, ruh halini aktarması açısından da farklı bir eser. “Onun bir başyapıtı var: Türk Tiyatrosu Tarihi. Benzeri olmayan, sanıyorum ki dünyada da pek benzeri olmayan bir çalışma.” Selim İleri “Başka bir kültürün adamı. Bütün kültürlerin adamı. Doğu-Batı hepsi bir arada… Zaten Osmanlı, zaten cumhuriyetçi, zaten Avrupalı.” Adalet Ağaoğlu “Ufku çok genişti. Eskiyi de yeniyi de iyi bilirdi. Tiyatro diyorsanız, radyo diyorsanız, sinema sanatı diyorsanız, şairler diyorsanız, Türk edebiyatı diyorsanız hepsinin içinden gelmiş.” Turgut Özakman “Ben hocalarıma aşkla yaklaştım. Bazı hocaların garip bir çekiciliği olurdu. Refik Ahmet Sevengil bunlardan biriydi. Yazar: Refik Ahm..
Türk Tiyatrosu Tarihi III / Tanzimat Tiyatrosu
Çok Temiz Yazar: Refik Ahmet SevengilYayınevi: Milli Eğitim Bakanlığı YayınlarıYayın Yılı: 1968Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 324Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16.5x23Durum: Çok İyi
Türkiye
Depo çıkışlı Yeniden farksız. Yazar: Prof Ahmet Nuri YükselYayınevi: Bilge Kültür SanatYayın Yılı: 2012Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 336Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x21.5Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Unutma Zamanı - Yazı, Bellek ve Eleştiri
Dili ve bakışı ansızın çağıran bir çıplaklıktır yazı. Yazmak, bir belleğin taşıyıcısı olmaktır. Yazmak, bir mekânın yerlisi olmak, meskûn bir bilincin taşıyıcısı olmak demektir. Yazamamak, yabancı olmanın, kendi sürgünlüğü içerisinde unutmaya direnmenin son sınır çizgisidir. Hakikatin doğumunu sarmalayan ince zarın çeperine bir adım daha atmaktır. Meskûn mahalden uzaklaşmak, mekândan sürgün olmak, belleğin toprağında unutuşa rağmen uzun bir yolculuğa çıkmak demektir. Ülkesinden sürülen lanetli bir Oedipus yazgısını kanlı gözyaşlarıyla üzerinde taşımak, kendinin de dışında bir tarihi kışkırtmaktır. O nedenle dili ve bakışı nsızın çağırmak gerekecektir.. Unutma Zamanı, Bugün eleştiri üzerine düşünmek ne anlama gelir? sorusunu tüm yakıcılığıyla soruyor. Eleştirinin, her şeyden önce bir disiplin olarak kavramsal yapısına egemen olan estetik ve felsefi bağlamı ıska geçmeden yazı, zaman, bellek ve unutma edimleri üzerinden kuramsal çerçevesini oluşturan Ahmet Bozkurt; edebiyat, resim, t Ya..
Vatanım Türkiye: Rusya-Almanya-Türkiye Üçgeninde Memleket Sevgisi ve Hasretle Şekillenmiş bir Hayat Hikâyesi (Ciltli/Şömizli)
Yazar: Ahmet TemirHazırlayan: Bahşayiş - Zeynep (Temir) FıratoğluYayınevi: Türk Tarih KurumuYayın Yılı: 2011Yayın Yeri: AnkaraDil: TürkçeSayfa Sayısı: 282Cilt Tipi: CiltliEbat: 16x24Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Yahya Kemal
Bir edebiyat tedkikçisi ne kadar zengin bir hayat tecrübesine ve geniş kültüre sahip ise, incelediği esere bakış tarzı o kadar derin ve onda bulduğu unsurlar o kadar çeşitli olur. Edebî eserin güzellik ve zenginliği ile onu inceleyenin şahsiyet ve kültürü, birbirine bakan aynalar gibi, perspektifi alabildiğine derinleştirir. Türk edebiyatında bunun en güzel örneği, çok yönlü bir yazar olan Ahmet Hamdi Tanpınarın, hocası ve üstadı Yahya Kemal Beyatlı hakkında yazdığı kitaptır. Prof. Dr. Mehmet Kaplan Yazar: Prof Ahmet Hamdi TanpınarYayınevi: Dergah YayınlarıYayın Yılı: 2020Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 216Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 10x15Durum: Yeni
Yakamdaki Yüzler
Can Dündar, Yakamdaki Yüzlerde gerek belleğimizde gerek tarihimizde yer etmiş, gerçeğin sözcüsü, sağduyunun sesi olmuş, sanatı, siyaseti ve yaratıcılığıyla bu ülkenin simgesi haline gelmiş kahramanlarımızın ardından yazdığı yazıları bir araya getiriyor. Zamanın amansız seyrine ya da bu topraklarda yaşamanın ağır ve zalim bedeline baş kaldırarak, unutuşa isyan ederek, acıyla yakamıza iğnelediğimiz suretlerin yüzünü çıkarıyor kalemiyle. Aziz Nesinden Atillâ İlhana, Bülent Ecevitten Ahmet Taner Kışlalıya, Barış Mançodan Ahmet Kayaya, Can Yücelden Meral Okaya sanat, siyaset ve kültür dünyamızın yapıtaşları konumundaki bu kişilerin hayatlarından önemli kareler, anılar ve arkalarında bıraktıkları izler, Can Dündarın belgeselci, gazeteci ve yazar kimliğinin süzgecinden geçerek belleğimizde yeniden hayat buluyor. Yazar: Can DündarYayınevi: Can YayınlarıYayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 272Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni
Yazko Çeviri 7 Konuşma Mehmet Fuat/Akşit Göktürk, Dublinliler/Murat Belge, Tercüme Bürosu/Azra Erhat, Ölüm ve Pusula/Selim İleri
Yazar: Melih Cevdet Anday,Ahmet CemalYayınevi: YazkoYayın Yılı: 1982Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 160Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 14.5x23.5Durum: Çok İyiİlk Baskı: Evet
Yazko Edebiyat 7 1981Ataman Tangör/Freud
Yazar: CanYücel, Ahmet CemalHazırlayan: Memet FuatYayınevi: YazkoYayın Yılı: 1981Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 158Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 15x23.5Durum: Çok İyi
Yeni Tarih Dergisi 1957 Cilt 1 , Fihrist + Dünya Tarihi + 500 Resimle Yarım Asır (1900-1950) Ciltli
Çok Temiz, Müessese cildinde 3 kitap 1957 yılına ait çeşitli olayların tarihi 368 sayfa Dünya Tarihi 88 sayfa 500 Resimle Yarım Asır (1900-1950) 84 Sayfa Yazar: Ahmet Rasim, VerneHazırlayan: Sahibi: Server İskitYayınevi: ŞEHİR MATBAASIYayın Yılı: 1957Yayın Yeri: IstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 368+88+84Cilt Tipi: CiltliEbat: 17x24Durum: Çok İyi
Yer Değiştiriyoruz Hayatla - Düşün Yazıları (İmzalı İthaflı)
Yazının pek çok alanında ürün veren Ahmet Özer’in şiirlerinde olduğu gibi yazılarında da çağına tanık bir aydın duruşu görürüz. Son kırk yıllık toplumsal gerçeğimize ayna tutan yazar; yazılarında doğadan, yaşamımızı biçimlendiren olaylardan, kimi kentlerde boy veren kültürel etkinliklerden ayrıntılı olarak söz eder. Değerlerimizden arda kalan emeğe, onların ortaya koyduğu ürünlere sahip çıkmanın toplumsal bir görev olduğunu savunan Özer, okuduğu, yüreğini yatırdığı kitaplardan da sesler getirir okuruna, Bir yazarın yaşadığı dönemde çok yönlü sorumluluklar taşıması gerektiğine inanan yazar, bu sorumluluğu da düşünen bir kafa ve duyarlı bir yürekle dünyaya bakabilmek olarak değerlendirir. “Karadeniz” adlı bir yerel gazetenin “Atlas” köşesinden süzülen yazılardan oluşan bu kitapta, son yıllarda yaşayıp geçtiğimiz ancak isleri silinmeyen pek çok konuyla karşılaşırız. “Yer Değiştiriyoruz Hayatla”yı bir şairin şiirli dilinden süzülen ve yaşamımıza ışık tutan yazılar toplamı olara Yazar: Ahme..
Yine Aşığım
Nihat Kınıkoğlu adı, edebiyat okurları için yabancı gelebilir, çünkü bu onun ilk hikâye kitabı. Ama, Kınıkoğlu bir bilim adamı, daha çok bilimsel yapıtlarıyla tanınıyor. Sözgelimi, Türkçede benzeri bulunmayan "Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Sözlüğü" yakın bir tarihte Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanacak. Oysa Kınıkoğlu'nun hikâye yazarlığı daha eskilere uzanıyor. İlk hikâyelerini, Hüsamettin Bozok "Yeditepe" dergisinde; Haldun Taner "Milliyet'in Pazar Eki"nde yayımlamış. Bu güzel çıkışın sonrasında yazar, edebiyattan çok, bilim alanındaki çalışmalarına ağırlık vermiş. Bu arada dünyanın değişik bölgelerinde yaşamış, gözlemlerini, yaşam deneyimlerini zenginleştirmiş. Nihat Kınıkoğlu şimdilerde kendini tümüyle edebiyat çalışmalarına adamış durumda. Oyun, hikâye, roman türlerinde çalışmaları var. İlk kez bir kitapta topladığı hikâyeleriyle, Birinci Dünya Savaşı'ndan, yakın tarihin Uzakdoğu'suna, günümüzün Felluce'sine kadar, artık iyice küçülen dünyadan bize evrensel trajediler, d Yazar..
















