Soruların olmadığı bir dünya düşünebilir misiniz? Cevap aramak zorunda kalmayacağınız yahut sorularla karşılaşmadığınız bir zaman dilimi.. Sanırım bu soruların cevabı hemen herkes için aynı: Hayır! Hakikaten öyledir; zihnimiz, sığ sularından en derin kuytularına kadar nicesiyle muhatap olur soruların. Kimi zorlu kimi neşeli...Kimi kolay; kimi zor. Ama hepsinin geride bıraktığı kendine has bir tadı, bir zevki, bir başkalığı vardır. Hayatımız boyunca bin bir çeşidiyle karşılaşacağımız nice sorunun anahtarını elde etmek şüphesiz çok kolay olmasa gerek. Ama kendimizi bu zorluğa teslim edip, sorulardan kaçmanın da bir fayda sağlamayacağı da muhakkak. İşte tam bu noktada hayatın tatlı gerçeklerinden biri giriyor devreye: Sevmek, sevdirmek. Bence Zekâmatik tam olarak bunu yapıyor. in bir surat soruları; Zekâ Sorularını sevdiriyor. Fıkralarla sizleri dinlendiriyor. En çetrefil sorularını bile çikolata sosuyla sunuyor. Bunu nasıl mı yapıyor? Bu sorunun cevabını şimdi vereceğimi düşünür
Ya..
Hiçbir büyük manevi kahraman, kafa karıştıran ikilemle yüzleşmekten kaçınmaz. Bu dünyada, özellikle şu anki zor ve karmaşık dünyada dharmanızın ne olduğunu biliyor musunuz? Bu özel bedenle, neden bu zaman ve mekânda buraya yerleştirildiğinizi hiç düşündünüz mü? Sabahları hangi amaç için uyanırız? Krishna, Sizi kurtarması için dharmanıza yönelin der. Eğer onu öğrenmezseniz, hayatın karşınıza çıkarmayı planladığı kaçınılmaz ikilemler labirentinde yolunuzu bulmanız imkânsızlaşır. Kim olduğunuzu bilmezseniz, bu hayatta gerçekleştirmeniz gereken eylemlere nasıl karar verebilirsiniz ki? Bilim insanı ve eğitmen Stephen Copeun kaleme aldığı bu harika rehber, krizlerin bizi amacımızdan saptırmak zorunda olmadığını, aslında amacımızı bulmamıza ve kendi benliğimizin en iyi haliyle ilerlememize yardımcı olabildiğini gösterirken, Arjunanın kendini keşfetme serüveninin destansı anlatısı olan Bhagavad Gitanın kadim bilgeliğinden bir yol haritası olarak faydalanarak, dönüşüm prensipleri aracılı..