Arama
Arama kriterlerine uygun ürünler
İslamın Yayılış Tarihine Giriş
Yazar: Ebulfazl İzzetiÇeviren: Cahit KoytakYayınevi: İnsan YayınlarıYayın Yılı: 1984Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 391Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 12.5x19.5Durum: Yeni Gibiİlk Baskı: Evet
İşraki Felsefeye Misal Aleminden Bakmak BKZ
İlk sayfa ile kapak leke nedeniyle yapışmış, Yeniden farkı yok. İşrâkî felsefe, İslâm düşüncesinde Şehâbeddîn Sühreverdî el-Maktûl (ö. 587/1191) tarafından kurulan bir hikmet öğretisinin adıdır. Bu çalışmada işrâkî felsefe ve onun özgün yönlerinden biri olan misâl âlemi, Şeyhul-işrâk olarak da anılan Sühreverdî özelinde ve sistemi içinde açık biçimde yer verdiği baş eseri Hikmetü'l-işrâk merkeze alınarak incelenmiştir. Misâl âlemi, Sühreverdînin meşşâî yöntemden müşâhede yöntemine geçtiğini belirttiği Hikmetü'l-işrâkteki hakikat ve âlem tasavvurunun bir sonucu olarak gün yüzüne çıkmaktadır; bu sistem içinde öncelikle kendini müşâhede tecrübesi öncelikli olan yöntemdir. Misâl âlemi, bu tecrübenin surete büründüğü alanı temsil etmekte; ontolojik bir hakikat olarak insan-âlem ilişkisini bu temelde kurmayı ve özne-nesne ya da ruh-beden gibi birbirinin karşısına konumlandırılmış ikilikleri birleştirmeyi hedeflemektedir. Yazar: Fatma TurğayYayınevi: Dergah YayınlarıYayın Yılı: 2019Yayın..
İstanbul
Şömizi Yok Yeniden farksız Yazar: Ebru ErteYayınevi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi YayınlarıYayın Yılı: 2013Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 150+Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16x24Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
İstanbul
Şömizi Yok Yeniden farksız Yazar: Sinan CecoYayınevi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi YayınlarıYayın Yılı: 2012Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 166Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16x24Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
İstanbul
Şömizi Yok Yeniden farksız Yazar: Sinan Ceco - Şeyma AslıvarYayınevi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi YayınlarıYayın Yılı: 2012Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 190+Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16x24Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
İstanbul
Şömizi Yok Yeniden farksız Yazar: Behram KılıçYayınevi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi YayınlarıYayın Yılı: 2011Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 208Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16x24Durum: Yeni Gibiİlk Baskı: Evet
İstanbul
Yazar: Şerif Antepli Ömer Serkan BakırYayınevi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi YayınlarıYayın Yılı: 2011Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 224Cilt Tipi: ŞömizliEbat: 16x24Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
İstanbul
Yazar: Mehmet Nuri YardımHazırlayan: Edt. Ömer OsmanoğluYayınevi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi YayınlarıYayın Yılı: 2016Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 192Cilt Tipi: ŞömizliEbat: 16x24Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
İstanbul
Cem Temel Beyefendiye imzalı Yazar: Mehmet Nuri YardımHazırlayan: Edt. Ömer OsmanoğluYayınevi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi YayınlarıYayın Yılı: 2016Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 192Cilt Tipi: ŞömizliEbat: 16x24Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
İstanbul Sağlık El kitabı * İstanbul Tabip Odası
Özgün karton kapağında, Yeni gibi, renkli resimli, Yazar: KollektifYayınevi: SAGÜN Sektörel YayınlarıYayın Yılı: 2000Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 896Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 15x21Durum: Yeni Gibi
İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları (Ciltli Yeni)
İÇİNDEKİLER İstanbul ve Yangın 13 İstanbul ve Yangın 18 Eski İstanbulda Yangın Sebepleri 22 Ahşap Evler 24 Kundaklama 27 Yağmalama 28 Patlıcan Yangınları 30 Padişah ve Yangın 34 Manevi Koruyucular 36 İlk Tulumba ve İlk İtfaiye 40 Mahalle Tulumbacılığı 45 Széchenyi Paşa ve Askeri İtfaiye 50 Cumhuriyet İtfaiyesi 52 Büyük Yangınlar 53 Tatavla Yangını (1929) 54 Adliye Sarayı Yangını (1933) 56 Zeynep Hanım Konağı Yangını (1942) 57 Cemile Sultan Sarayı Yangını (1948) 58 Kapalıçarşı Yangını (1954) 60 Atatürk Kültür Merkezi Yangını (1970) 61 Aksaray Yeraltı Geçidi Yangını (1975) 62 Adile Sultan Sarayı Yangını (1986) 64 Galata Köprüsü Yangını (1992) 64 Sait Halim Paşa Yalısı Yangını (1994) 66 Fehime Sultan Yalısı Yangını (2002) 66 Haydarpaşa Garı Yangını (2010) 67 Rauf Paşa Konağı Yangını Yazar: Prof Abdurrahman KılıçYayınevi: YEM YayınYayın Yılı: 2019Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 180Cilt Tipi: CiltliEbat: 20x28Durum: Yeni
İstanbulin * Deneme, anlatı, öykü
Bu kitabı sadece okuyucularım için yazmadım. Şimdi aramızda olmayan insanlar, benden önce yazmış olanlar, duvarlar ve taşlar, kentin katmanlarına kazınmış hatıralar için yazdım. Ve bu kitap, tüm İstanbul yazarları ve yarının İstanbul âşıkları için yazıldı. O zaman kitabımın özelliği ne? Tümüyle öznel olması. Bakışlarını kitap sayfalarının arasından kaldırıp, uzun zamandır düşünü kurduğu, hayranlık duyduğu bu masalsı kentin üzerine çeviren, kentin bölgelerini ve kişilerini araştırmaya koyulan bir edebiyat tutkununun aklının süzgecinden geçenlerdir bunlar. Doğduğu topraktan kopan, başka bir yere kök salmaya çalışan, sahiplendiği bu yeni ülkenin kimi zaman dilini, kimi zaman geleneklerini öğrenmekte zorlanan bir yabancının, bildiğinden değişik, başka bir kültür içinde yaşayan, evlenen, çocuklarını yetiştiren, kendi kimliğini koruyarak, bu farklılıktan zenginleşmeye çalışan bir kadının hikâyeleridir bunlar. Bir gün bir kent keşfettim, ona hayran oldum, beni büyüledi, bazense Yazar: Gisele ..
İstanbullu
Hafif dış çeperden lekeli. Genel kondisyonu yüksek.Daha önce Metin Eloğlu’nun kitaplaşmamış şiirlerini (İbresiz Bir Pusula, YKY, 2007) derleyen Turgay Anar, dört yıl boyunca 300’den fazla süreli yayını inceledi ve şairin biri hiç yayımlanmamış 25 öyküsüne ulaştı.Metin Eloğlu, ilk kez kitaplaşan, kimi “karışık teknik”le, kimi de Türk öykücülüğünde belki ilk kez “sen-öyküsel” anlatımla yazılmış, kimileri de gerçeküstü yönelimler taşıyan bu öykülerde, şiirinden bildiğimiz atak, haylaz ve yaratıcı Türkçesiyle İstanbul’u, denizi, Anadolu’yu, adamları ve kadınları ve aşk acılarını anlatıyor...Bu arada, Sait Faik’in öykücü olmanın temel ölçütlerinden biri saydığı “balık isimlerini bilme” sınavından da “Yıldızlı Pekiyi”yle geçiyor:“Ah, buraya kışın gelmeliydi: Civarinalar tozu dumana katarken, bir yelken bezine bürünüp, yavru orkinosları, kaplan postlu, dört dikenli dıragonyaları beklemek... Hapı yutan kılıcın nazlı nazlı salınması, gitgide iflahtan kesilmesi... Siyah sarı al benek148 sayfa. 1..
İşte Bizim Dünya (Sineklerin Tanrısı) ** Bilge Nobel Dizisi Ciltli Şömizli NOBEL 1983
Sineklerin Tanrısı başlangıçta, ıssız bir adaya düşen çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyneın Mercan Adasının çağdaş bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine, Sineklerin Tanrısının başlıca iki kişisine Mercan Adasındaki çocuklardan aldığı Ralph ve Jack adlarını verir. Mercan Adasında Ballantyne, oldukça duygusal ve biraz da bön bir iyimserlikle, gemileri battıktan sonra Pasifik Okyanusunda ıssız bir adaya sığınan üç İngiliz gencinin, Büyük Britanya uygarlığının oldukça başarılı bir küçük örneğini nasıl yeniden kurduklarını anlatır. Goldingin Sineklerin Tanrısında da bir mercan adası ve İngiliz çocuklar vardır. Ama altı ile on iki yaş arasında olan bu çocuklar, gelecekteki atom savaşı sırasında, güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak bir saldırıya uğradığı için bu mercan adasına düşmüşlerdir. Ve bu mercan adasında olup bitenler, Ballantyneı..
İster Algıla İster Yargıla
Yazar: Mehmet ÖztürkYayınevi: Bilgi Kitap YayınYayın Yılı: 2006Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 192Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni
İstiğfar Risalesi
Allahu Teala istiğfara devam eden kimsenin her sıkıntısı için bir çıkış yolu ve her kederi için bir ferahlık sağlar ve onu hiç beklemediği bir yerden rızıklandırır" buyuran Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in ve sabreden, sadakat gösteren, duaya devam eden, hayır yollarına infak eden ve seherlerde istiğfar eden ali eshabının üzerine olsun. Şu bir gerçektir ki insan, tabiatı gereği yorgun ve bıkkın bir varlıktır. O halde Allahu Teala'ya duada bulunurken ve O'nu zikrederken yorgunluk haddine varmaktan sakınmak gerekir. Allahu Teala'ya ulaşmak isteyen insan dualar ve zikirler arasından, devam edebilmesi mümkün olan kadarını seçmeli ve bunlar içerisinden durumuna en uygun düşen, kalbini en çok yumuşatan ve diline en hafif gelenleri ezberlemelidir. Z,ra kesintiye uğrayan çoktansa, kendisine devam edilen az, kalpte tesir bakımından daha kuvvetlidir. Az ve sürekli olan zikrin durumu,yağmur damlalarına benzer. Nitekim bu damlalar sert bir taşın üzerine sürekli damladıklarında onda Yaza..
İsyan Ahlakı - Notlu Nurettin Topçu Tercümesi ve Eski Harfli Orijinali (Ayraç Dahil Yeni)
Nurettin Topçu 1934 yılında Sorbonne Üniversitesi felsefe kürsüsünde savunduğu ve aynı yıl içinde Pariste Fransızca olarak basılan Conformisme et Révolte başlıklı doktora tezini tercüme etmiş; fakat sağlığında yayınlanmasına rıza göstermemişti. Vefatından sonra ise uzun müddet bu tercümeye ulaşılamadığı için Mustafa Kök ile Musa Doğan tarafından yeni bir tercümesi yapılmış ve İsyan Ahlâkı adıyla Dergâh Yayınları arasında, 1995 yılında basılmıştı. Elinizdeki kitapla tezin yapılış tarihi itibariyle birinci, yayın olarak ikinci tercümesi neşredilmiş oluyor. Bu yayın İsyan Ahlâkının müellif tarafından yapılmış tercümesinin notlu olarak ve eski harfli orijinaliyle birlikte ilk neşridir. Topçunun en önemli ve diğer eserlerine, fikirlerine; varlıktan tabiata, ahlâktan siyasete, felsefeden eğitime, dinden tasavvufa, fertten (benden) insana, millete, oradan devlete uzanan düşüncelerine ana kaynak olan metninin hâlâ İsyan Ahlâkı olduğu söylenebilir; en azın Yazar: Doç. Nurettin TopçuHazırlay..
İyi Geceler Öpücüğü
Kırk üç, iyi bir başlangıç için hiç de fena bir rakam değildi. Onlar başladı, biz devamını getirdik; onlar yaşadı, biz anlamını keşfetmeye çalıştık. Onların hayatları efsane oldu, biz hayatlarımızı efsane gibi yaşama telaşına düştük. İşte bu yüzden İyi Geceler Öpücüğü bir efsanenin izini sürüyor: Kişilerin tarihiyle kainatın tarihini birbirine tutturmak için. Kitaptaki on dört öykü, tek Tanrılı dinlerin Yaratılış efsanesinin bir parçası olan Habil ve Kabil etrafında yoğunlaşıyor. Efsanelerdeki içe işleyen, iz bırakan derin anlamın, sıradan hayatların ortak bayağılığından ya da mucizevi muhteşemliğinden uzak olup olmadığını görmeye çalışıyor. Yazar: Nurdan BeşergilYayınevi: Can YayınlarıYayın Yılı: 2012Yayın Yeri: istanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 186Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 12.5x19.5Durum: Yeni
İyi Hayat
Hayat, bizim ondan yaptığımız şeydir Tibet özdeyişi Çoğumuz hayatın anlamı üzerine kafa yormuşuzdur. Kimi zaman hayatın boş ve anlamsız ya da insanı tüketen bir şey olduğunu düşündüğümüz anlar yaşamış, kimi zaman da varlığımızın derinliklerinde hayatın tüm sıkıntılara değdiğini, çok güzel olduğunu duyumsadığımız mutluluk anları yaşamışızdır. Büyük acılar, kayıplar karşısında kimimiz kabuğumuza çekilmiş, kimimizse olumsuzluklardan ders çıkararak yaşamımıza yeni bir yön vermişizdir. Düştüğümüz zaman tekrar ayağa kalkıp yürüme cesaretini bulmamızı sağlayan güç ya da tekrar düşme korkusuyla çok daha temkinli yürümemize, hatta yürümekten kaçınmamıza yol açan korku bizlerin içinde, özümüzde. Evet, hayat bize birçok seçenek sunar ve bizler seçme özgürlüğüne sahibiz. Belki de elimizden alınamayacak tek özgürlük, tavrımızı seçme özgürlüğüdür. Álex Rovira, hayata anlam katmanın, onu kendimiz ve başkaları için yaşanılır kılmanın insanın elinde olduğu gerçeğinden hareketle, bizleri İyi Yazar: ..
İzmir
Bilge insanlar için bir şey kaleme aldığım iddiasında değilim, zaten bu mektupları da onlar için yayınlamıyorum, çünkü onlara öğretebileceğim hiçbir şey yok; gezdiğim yerlerin hiçbirinde döndüğümde eğitici olabilecek bilgi edinmeme yetecek süre kalmadım ki. Yani bu sayfalarda bilimsel bağlamda Doğuyla ilgili bir şey yok, ama Doğuyu tarihten, ozanların dizelerinden öğrenmiş birinin, ilk kez kendi gözleriyle görmesi var. Ben bu mektupları ciddi ve metodik şeylerden hoşlananlar için de yayımlıyor değilim. Ben bu mektupları aslında dostlarıma yazdım. Haçlılar Tarihinin mütevazı yazarı Michaud ve yol arkadaşı Poujoulatnın rotası bu kez İzmirden İstanbula uzanıyor. İzmiri, Efesi ve Kral Priamosun topraklarını gezen seyyahlar, kâh Priamosun mezarı sanılan tepeye tırmanır, yerini bilmedikleri Troya kapılarında Homerosu ve Virgiliusu okurlar, kâh köylülerle sohbet ederler. Bir ay boyunca Çanakkale, Lâpseki, Gelibolu ve Erdek çevresini gezen seyyahlarımızın yeni hedefi İstanbuldur..




















