Arama
Arama kriterlerine uygun ürünler
Çağdaş Sosyal Bilimler Felsefesi - Çokkültürlü Bir Yaklaşım (Ayraç dahil Yeni)
Çokkültürlü bir dünyada yaşama deneyimi, yanıtı siyasal düşünce için yaşamsal önemde bir soru doğuruyor. Başkalarını, özellikle de bizden farklı olanları anlamamız mümkün mü? İşte Brian Fayin elinizdeki çalışmasının en temel sorusu da bu. Fay bu çalışmasında, sosyal bilimleri girdiği çıkmazdan kurtarma ve sosyal bilimsel araştırmaya yeniden can verme kaygısıyla, yeni bir sosyal bilimler felsefesi kuruyor: Felsefesinin en belirleyici özelliği de yeniden tanımladığı çokkültürlü bir yaklaşım... Sadece farklılığı tanımayı ve ona saygı göstermeyi vurgulayan yaygın çokkültürcülük anlayışının nihai sonucunun farklı grupların tecridi olacağını iddia eden Fay, karşılıklı öğrenmeye, diyaloğa ve etkileşime vurgu yapan bir çokkültürcülük anlayışı sunuyor. Bunu yaparken de benlik-başkası, biz-onlar, benzerlik-farklılık, içeridekiler-dışarıdakiler gibi tüm katı ikili kategorileri sorguluyor; yalnız sosyal bilimlerde değil, gündelik hayatımızda da hâkim olan bu ikici düşünce tarzını yıkmaya ve bu ..
Divan
Nietzsche Ağladığında ile tanınan yazar Irvin D. Yalomdan yine bir kült roman. Divan yoğun, şaşırtıcı ve sürükleyici...Yakınlarımızla yaşayamadığımız mahremiyeti bir kurum olarak paylaşan psikiyatristlerin ne ölçüde sahici ve samimi oldukları. Psikiyatrist ve hastası arasındaki mahremiyetin sınırları; seksin terapideki (varsa) yeri. Hayal ve hakikat ilişkisi. En mahrem sırlarımıza vâkıf olan psikiyatristlerin bu mahrem yükleri taşırken kendi mahremiyetlerindeki dalgalanmalar karşısında nasıl tökezledikleri. Genç bir hekim, Amerikan Psikiyatri Birliğinin başkanlığını yapmış, şimdi ise hastasıyla cinsel ilişkiye girmekle suçlanan bir meslektaşını sorgulamakla görevlendirilir. Suçlanan psikiyatrist, katı kurallara dayalı hasta-hekim ilişkisinin aşılmasını savunmaktadır: Benim tekniğim, her türlü tekniği bir yana bırakmaktır der. Genç hekimin tüm yaşamını değiştirecek olan bu görüşmeyle birlikte sevgi, hakikat, otorite, doğruluk, kibir, hınç... ve yalan üzerine, içeriden anlatılan..
Dövüş Kulübü 2 Sayı 10 (10 Sayılık Mini Dizi)
Bomba gibi patlayan bir final! Yılın en fazla beklenilen çizgi roman serisinin sonuna gelinmiş bulunuyor: Bütün dünya Tylerın planı uyarınca yanıp kül oluyor, küllerden doğan yeni dünya ise hiçbir surette öngörülen bir dünya değil Yeryüzüne miras kalan uysallık ve o son rest de gösteriyor ki, nihayetinde Roland Barthes haklıdır! Yazar: Chuck Palahniuk, Cameron StewartYayınevi: Ayrıntı YayınlarıYayın Yılı: 2016Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 24Cilt Tipi: DiğerEbat: 17x26Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Dövüş Kulübü 2 Sayı 2 (10 Sayılık Mini Dizi)
Niçin insanları, canlarını yaktıktan sonra daha çok severiz? Palahniukun, çizgi roman olarak geçen ay devamı basılmaya başlanan yeraltı fenomeni Dövüş Kulübü 2, sarsmaya, şaşırtmaya ve bildiklerimizi unutturmaya devam ediyor. Tyler Durdenin on yıl sonra geri dönüşüyle, kaldığı yerden yeniden başlayan hikayenin 2. Sayısı, Cameron Stewartın çarpıcı çizimleriyle Ağustos ayında Amerika ile eş zamanlı ve yine farklı kapak tasarımlarıyla geliyor. Aradan on yıl geçmiştir. Kahramanımız Marla Singerla evlenmiştir. Dokuz yaşında bir oğulları vardır. Huzursuzluklar, tatsızlıklar Tyler Durden aralarında gezinmeye başlamıştır. Herşey Marlanın onu aldattığını itiraf etmesiyle başlar ve bir gece... Bir kundaklama, bir aldatma ve bir kaçırılma... Haplara dayanıyoruz, haplarla dayanıyoruz. Yumruğu patlatın, kiliseleri devirin, kendiniz olun. Size giydirilenleri çıkartın. Sahip olduklarınız, size sahip olacak yoksa. Bırak onları, bırak televizyonların yalanlarını, arabaları, evleri, kıyafetl Yazar..
Dövüş Kulübü 2 Sayı 2 (10 Sayılık Mini Dizi)
Niçin insanları, canlarını yaktıktan sonra daha çok severiz? Palahniukun, çizgi roman olarak geçen ay devamı basılmaya başlanan yeraltı fenomeni Dövüş Kulübü 2, sarsmaya, şaşırtmaya ve bildiklerimizi unutturmaya devam ediyor. Tyler Durdenin on yıl sonra geri dönüşüyle, kaldığı yerden yeniden başlayan hikayenin 2. Sayısı, Cameron Stewartın çarpıcı çizimleriyle Ağustos ayında Amerika ile eş zamanlı ve yine farklı kapak tasarımlarıyla geliyor. Aradan on yıl geçmiştir. Kahramanımız Marla Singerla evlenmiştir. Dokuz yaşında bir oğulları vardır. Huzursuzluklar, tatsızlıklar Tyler Durden aralarında gezinmeye başlamıştır. Herşey Marlanın onu aldattığını itiraf etmesiyle başlar ve bir gece... Bir kundaklama, bir aldatma ve bir kaçırılma... Haplara dayanıyoruz, haplarla dayanıyoruz. Yumruğu patlatın, kiliseleri devirin, kendiniz olun. Size giydirilenleri çıkartın. Sahip olduklarınız, size sahip olacak yoksa. Bırak onları, bırak televizyonların yalanlarını, arabaları, evleri, kıyafetl Yazar..
Dövüş Kulübü 2 Sayı 3 (10 Sayılık Mini Dizi)
Chuck Palahniuk'un ilk kez 1996'da yayınlanan yeraltı edebiyatı klasiği Dövüş Kulübü 2'de Tyler Durden yine popüler kültüre ve modern kapitalist yaşamın açmazlarına karşı, köleleştirilen bireyler adına çarpıcı bir reddedişle karşı duruyor. Anti-ütopya Dövüş Kulübü 2, elinizdeki 3. sayısında da Tyler Durden ile atağa geçiyor; Durden karakteri normalleşen yaşamlarımıza meydan okumaya devam ediyor. Sahip olduğun her şey, en sonunda gün gelir sana sahip olur. Ancak, her şeyini kaybettikten sonra her şeyi yapmakta özgür olursun. Umudunu kaybetmen özgürlüğündür. Yazar: Chuck Palahniuk, Cameron StewartYayınevi: Ayrıntı YayınlarıYayın Yılı: 2015Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 24Cilt Tipi: DiğerEbat: 17x26Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Dövüş Kulübü 2 Sayı 4 (10 Sayılık Mini Dizi)
Palahniukun yeraltı fenomeni Dövüş Kulübü 2, sarsmaya, şaşırtmaya ve bildiklerimizi unutturmaya devam ediyor. Dövüş Kulübü 2nin 4. sayısında beklenmedik hikâyeler ve olaylar beliriyor: Yaşlı Sebastian yeniden dövüşmeye başlıyor, ayrıca metnin yazarı Chuck Palahniuk da karakterler arasındaki yerini alıyor, birbirinden enteresan kulüpler (acemi sikiş kulübü, film kulübü, bira bardağı kulübü, dikiş kulubü) Dövüş Kulübü 2nin akışına farklı heyecanlar katıyor. Yazar: Chuck Palahniuk, Cameron StewartYayınevi: Ayrıntı YayınlarıYayın Yılı: 2015Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 24Cilt Tipi: DiğerEbat: 17x26Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Dövüş Kulübü 2 Sayı 6 (10 Sayılık Mini Dizi)
Sebastian, anlaşılması güç bir şekilde oğluyla karşılaşır. Marla ve grubundaki diğer insanlar ise dünyanın çatışma bölgelerini araştırırlar; ağır silahlar patlamaya devam eder, kederli ölümler yaşanır Yazar: Chuck Palahniuk, Cameron StewartYayınevi: Ayrıntı YayınlarıYayın Yılı: 2015Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 24Cilt Tipi: DiğerEbat: 17x26Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Dövüş Kulübü 2 Sayı 6 (10 Sayılık Mini Dizi) Alternatif Kapak
Sebastian, anlaşılması güç bir şekilde oğluyla karşılaşır. Marla ve grubundaki diğer insanlar ise dünyanın çatışma bölgelerini araştırırlar; ağır silahlar patlamaya devam eder, kederli ölümler yaşanır Yazar: Chuck Palahniuk, Cameron StewartYayınevi: Ayrıntı YayınlarıYayın Yılı: 2015Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 24Cilt Tipi: DiğerEbat: 17x26Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Dövüş Kulübü 2 Sayı 7 (10 Sayılık Mini Dizi)
Sebastian hayatta kalmak için Tyler gibi olmak zorundadır. Kendi bölf tarzıyla Tylerın saklandığı yere girebilirse oğlunu kurtarabilecektir. Fakat karısının öldüğünü tesadüfen öğrendiğinde Tyler kendini kaybeder, bunun Doktorun bir tezgahı olduğunu düşünür ve herkesi öldürme planları kurar. Sebastianın güvenebileceği kimse kalmamış gibidir etrafında, olaylar sarpasarar Yazar: Chuck Palahniuk, Cameron StewartYayınevi: Ayrıntı YayınlarıYayın Yılı: 2016Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 24Cilt Tipi: DiğerEbat: 17x26Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Frankfurt Okulu Eleştiri Toplum ve Bilim
Vita contemplativadan, yani seyirci yaşamdan vita activaya, etkin yaşama geçiş diye nitelenen modern bilim, insanın doğaya egemenliğini ilan ettiği büyük bir altüst oluşla gerçekleşti. Seyir büyük ölçüde theoriayı içeriyor, insan içerisinde yaşadığı doğayı onun parçası olarak ya da içinde yer aldığı bir bütün olarak kavramaya çalışıyordu. Modern bilim bu ilişkiyi tersine çevirdi. Akıl ratioyu sayıya, ölçüye ve mantıksal ilişkiye indirgeyerek, doğayı dışarıdan kendisine baktığı, kendi dışında, kendisinden başka bir nesne haline getirdi: Bir bilgi ve bilme nesnesi. Doğa böylece aklın bir türlü ulaşamadığı, içeriden kavrayamadığı, ama ulaşamadığı ölçüde egemen olduğu, egemen olduğu ölçüde de tüketip yok ettiği bir nesneye dönüştü. Bu başkalık, bu tahakküm edici dışarıdan bakış, bu yok edici ikilik sadece doğaya yönelik değildi. İnsana, topluma, giderek bireye bakışı belirleyen de bunlar oldu. Toplum akıl aracılığıyla kurulan, onunla düzenlenen bir şeydi artık. İyi yaşam gerçekleşti ..
Gelecekten Anılar Bir Huzur Çağı/Ütopik Bir Romanstan Bölümler
Geleceğin "tam olgun" toplumuna ulaşmanın yolu nedir? İnsanların tümüyle eşit olduğu; ne emeğin ne de malların alınıp satılmaya ihtiyaç kalmdan üretilip paylaşıldığı bir topluma nasıl, hangi yollardan geçilerek ulaşılacaktır? Mülkiyet tümüyle ortadan kaldırılmadan birtakım "düzenlemeler" le bu mümkün müdür? 19. Yüzyılda Londralı sosyalistler arasında geçen ve belli bir yaşın üzerindeki okurlara hiç de yabancı gelmeyecek bu tartışma, yine şaşırtıcı derecede benzer biçimde hizipler arasında bir sağırlar diyaloğu halinde sürer, karşılıklı bağırış çağırışlarla hiçbir sonuca varmayacağı belli olurken tartışmaya katılanlardan biri öfkeyle toplantı yerini terkeder. Yazar: William MorrisÇeviren: Ekin BodurYayınevi: AyrıntıYayın Yılı: 2002Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 272Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x19.5Durum: Yeni Gibi
Gülme / Komiğin Anlamı Üstüne Deneme
Yazar: Henri BergsonÇeviren: Yaşar AvunçYayınevi: Ayrıntı YayıneviYayın Yılı: 2011Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 121+Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x19.5Durum: Yeni
Gündelik Hayat Kılavuzu
Gündelik Hayat Kılavuzu bizi metalarla kurduğumuz ilişkiler hakkında düşünmeye çağıran bir kitap. Artık bizim günlük hayatımızın da bir parçası olan Amerikan kültürü üzerinde yoğunlaşarak, süpermarketten alışveriş etme, naylon ambalaj, Çikita muzu, aerobik, Michael Jackson, şeker ve kola tüketimi, pembe diziler, Disney kültürü, evcilik oynama gibi olgular hakkında son derece ilginç tezler içeriyor. Yazar: Susan WillisÇeviren: Aksu Bora & Asuman EmreYayınevi: Ayrıntı YayınlarıYayın Yılı: 1993Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 214Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni Gibiİlk Baskı: Evet
Güneş İmparatorluğu 1990 İlk Basım (Tv / film Kitapları)
Çok Temiz Susan Sontag'ın 'çağdaş edebiyatın en önemli ve parlak kalemlerinden biri' diye nitelediği J.G. Ballard, bu kitabında II. Dünya Savaşı'nı çocuk gözüyle anlatıyor. Savaş sırasında tam bir kaosun yaşandığı Şanghay sokaklarında kaybolan ailesini arayan Jim'in öyküsü aynı zamanda masumluğun öyküsüdür... Savaşa, toplama kampına ve atom bombasına karşı masumluğun (= yıkılışının) öyküsü... J.G. Ballard’ın yarı-otobiyografik romanı Güneş İmparatorluğu yazarın çocukluğunda bizzat deneyimlediği İkinci Dünya Savaşı’nı ve o yılların Şanghay’ını yine bir çocuğun gözünden anlatıyor. Uzun süre savaşın dışında kalan Şanghay’daki yabancılar kolonisi, Japonya’nın Pearl Harbor saldırısıyla birlikte kendini şiddet döngüsünün ortasında bulur. Gösterişli bir malikânede yaşamaya alışkın küçük Jim, savaşın kaosu içinde anne ve babasından ayrı düşer. Önce işgal altındaki Şanghay sokaklarında, sonra da kentin dışındaki toplama kampında yaşamını sürdürmeye çalışır. Uçaklara meraklı ve Japon askerl Yaza..
Hayat Devam Ediyor (Ciltli)
Yazar: DiyarBakır Metin AtölyesiHazırlayan: İllustrasyon gunilla KvarnströmYayınevi: Ayrıntı Dinazor ÇocukYayın Yılı: 2011Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 24Cilt Tipi: CiltliEbat: 21.5x24Durum: Yeni Gibi
Hayatın Anlamı (Ayraç Dahil Yeni)
Hayatın anlamı nedir? Daha fazla güç, servet, seks, aşk, çikolata, futbol, entelektüel tefekkür ya da günü yaşamak mı? Hayatın bir anlamı var mıdır; yoksa o da tüm anlamlar gibi sadece postmodern bir kurgudan mı ibarettir? Anlamın hızla buharlaştığı günümüz kapitalizminin kentli, pragmatik politik ve kültürel dünyasında her şeye rağmen ortak ya da hayatlarımıza gömülü anlamlardan bahsedebilir miyiz? Terry Eagleton bu kısa giriş kitabında, insan bilimlerinin terk ettiği ve popüler kültürle anlam endüstrisinin istila ettiği bir alanda hayatın anlamını sorguluyor. Hayatın anlamını, anlamın hayatını oluşturan dilbilimsel, etik, kültürel ve politik göstergelerle tartışan Eagletonın anlatısına Shakespeare'in tiyatral karakterleri, Wittgensteinın dil oyunları, Schopenhauer'un istençi Heidegger'in hiçi, Sartre'daki endişe, Samuel Beckett'in belkisi ve Freud'un bilinçdışı da parçalar halinde katılıyor. Aristodan Marxa uzanan bir ahlaki soykütük dahilinde insanın kendini gerçek Y..
Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi (Nobel Edebiyat 2019)
Yazar: Peter HandkeYayınevi: AyrıntıYayın Yılı: 1988Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 88Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x19Durum: Çok İyi
Karar Anı * Beynimiz Karar Vermemizi Nasıl Sağlıyor?
İnsanın akılcı bir varlık olduğuna ilişkin varsayımın tek bir kusuru vardır, o da yanlış olmasıdır. Beynimiz bu şekilde çalışmaz. İnsanlar karar aldıkları ilk günden beri nasıl karar aldıkları konusuna kafa yormuşlardır. Genel kanı, mantıklı ve düşünüp taşınarak hareket eden canlılar olduğumuz yönündedir. Öyle mi peki? İnsan nasıl karar alır? Bugün insanlık tarihinde ilk kez bu soruya cevap verebiliyoruz. Beynin içine bakıp insanların nasıl düşündüklerini görebiliyoruz: Kapalı kutu artık açılmıştır. Fakat kutudan akılcı varlıklar olmadığımız çıkmıştır. Zihin farklı alanlardan oluşan karmakarışık bir ağa benzer ve bu alanların çoğu duygu üretimi surecinin birer parçasıdır. Duygular ile düşüncelerin birbirinden kopuk şeyler olarak görülmesi en temel sorunlardan biridir. Bu kitabın amacı bu yapay ikili karşıtlığı aşarak iki soruya cevap vermektir: İnsan beyni nasıl karar alır? ve Bu kararları nasıl daha iyi hale getirebiliriz? Yazar: Jonah LehrerÇeviren: Ferit Burak AydarYayınevi: Ayr..
Mantissa
Yazar ile esin perisi arasındaki çapraşık ama aynı zamanda şiddet ve sevecenlik dolu o kadim ilişkiyi anlatıyor Mantissa'da Fowles. Perinin sanatçıyla ilişkisi yoğun bir tensellikle donanmış olsa da, var olan yaşantı çok daha karmaşık bir duygusal gelgite dönüşüyor. Bir hastane odasında yatan romancı Miles Green hafızasını yitirmiştir. Esin perisi Erato ise sırayla sevecen bir doktor; onu anti-feminist, burjuva elitisti olmakla eleştirip "edebi suçları"nı sayan bir punk; bir geyşa; otoriter bir orman perisi olarak sahneye çıkar Green'in yarı bulanık dünyasında. Tenin ve sözün çarpıcı diyaloglarının egemen olduğu bu fantastik kurguda gerçekliğin ve yaratıcılığın doğasını, sanatın yabancılaşmasını, günümüzde edebiyatın giderek kendine dönük bir üsluba geçişini, kadın-erkek ilişkilerini ve yaşam-sanat eksenin bileşik kaplarında değişen dengeyi, Fowles'in zekice gözlemleriyle izleriz. Miles Green sonunda, kendine şu soruyu sorar: "Kadınlarla, gerçeklik batağında mücadele edersen, başka b Y..




















