Antik zamanlar: Ege Denizinde, Yunanistanın Delos adası açıklarında suda bir kız çocuğu bulunur. Balıkçı Navagosun sarıp sarmalayıp evine götürdüğü bu soluk benizli kızda bir gariplik vardır. Hiç konuşmaz, yemez, içmez. Gözleri de tuhaftır. Kız bu özellikleriyle ev halkının nefretini kazansa da adadaki kahin aynı şekilde düşünmez. O, bu dünyaya çok önemli şeyler yapmak için gelmiştir! Günümüz: Adrastia adlı genç bir kadın insanlar ve tanrıların hikayesini yazarken Delos açıklarında bulunan bir kızdan bahsetmektedir. Navagos ve denizden gelen gök gözlü kız onun romanının kahramanlarıdır. Bir de tanrıça; Gereklilik ve Zorunluluk Tanrıçası Ananke! Adrastia yazdıkça, içinde büyüyen dayanılmaz bir arzu onu romanının geçtiği adaya, Delosa çekmektedir. Berrak Yurdakul sizi Olymposun zirvelerinden Hadesin derinliklerine, oradan da günümüze uzanan 2500 yıllık bir yolculuğa çıkarıyor. Genç bir kadının kaderi, dünyanın kaderi haline gelirken Yurdakul insanlığı değiştirecek gücün yine s
Yazar..
Reis-Gladionun Türk Tetikçisi, yakın siyasi tarihimizde derin ve kanlı izler bırakmış olan Abdullah Çatlının portresi çerçevesinde geniş karanlık ilişkiler ağını gözler önüne seriyor, bir dönemin otopsisini gerçekleştiriyor. Susurluk kazasında hayatını kaybeden Çatlının 12 Eylül öncesindeki eylemleri, Ülkücülükten derin devlete ve uluslararası planda Gladioya açılan bağlantıları, geniş bir araştırmaya dayanılarak, belgelerle ortaya konuyor. 750ye yakın ismin geçtiği kitap, Abdullah Çatlıyı çocukluğundan itibaren anlatmakla birlikte bir biyografi olmanın çok ötesine geçiyor. Kitap, eşi Meral Çatlıyla yapılan röportaj dahil, Çatlı kimdi? sorusuna verdiği yanıtlar kadar, Çatlının kanlı süreçteki rolünü belirginleştiriyor. Soner Yalçın ve Doğan Yurdakuldan Türkiyenin en karanlık dönemlerine ilişkin çok net bir fotoğraf. Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlının yaşamöyküsü. Neler yaptı, nerelerde nasıl saklandı, kimlerin koruması altına girdi? Susurluk bağlantıları ve S
Yaz..