Arama
Arama kriterlerine uygun ürünler
2004 Yılının En İyi Fantastik ve Korku Öyküleri 2
Duvara yansıyan gölgesi, aslında olduğundan daha korkunç görünüyordu. Hastalıklı bir şekilde dalgalanan, titrek bir gölgeydi. Kadın hareket edince döşeme tahtaları gıcırdadı. Kıpırdama fikri, yüzüme ter basmasına neden olmuştu. Bu yüzden orada yatarak marazi bir merakla kadının gölgesini seyrettim. Ursula K. Le Guin, Neil Gaiman, Stephen King, Lucius Shepard ve diğer yazarlarıyla, Fantezi ve Korku, türünün en iyilerini bir araya getiren, tüm dünyada en fazla okunan ve her yıl birçok ödül kazanan bir derleme çalışmasıdır. Ellen Datlow, Kelly Link ve Gavin J. Grantin özenli çalışması ile hazırlanan bu antolojide, 2004 yılının en iyi fantezi ve korku öykülerini bir arada bulacaksınız. Hemen hepsi çeşitli bilim-kurgu ve fantastik edebiyat ödüllerine sahip olan yazarların öykülerinden derlenen Fantezi ve Korku, dünyanın en tanınmış yazarlarından, henüz adını duymamış olduğunuz yazarlara dek çok geniş bir skalaya sahip. İster amatör isterse usta yazarlardan olsun, bu antolojide bulunan t Ya..
Altın Kapı (Resim Musiki ve Şiir üzerine yazılar)
Arkadaşları Yahya Kemale bir gün Kadıköyündeki bir dost evinde Tanburî Cemil Beyi dinletirler. Büyük şairin o günkü izlenimlerini Cemil Beyin oğlu Mesut Cemile anlattıktan sonra söylediği şu cümle, eski musikimizin kültürümüz açısından ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlatır: O zaman karşımda altın bir kapı açıldı. Memleketime bu kapıdan girdim. Bu kapının ardında bütün bir medeniyetimiz vardır. Plastik sanatlar, mimari, musiki, eski şiir ve elbette İstanbul... Bir Anadolu şehri çorak kültür ortamında nasılsa keşfettiğim Yahya Kemal de benim için bir altın kapı olmuştu. Onun sayesinde on beş yaşımdan beri kültürümüzün zengin dünyasında seyahat edip duruyorum. Bütün yazarlık hayatımın bu kapının arkasındakileri görme ve gösterme çabasından ibaret olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Altın Kapıyı bu uzun seyahatten izlenimler olarak okuyabilirsiniz. Yazar: Beşir AyvazoğluYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2017Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 416Cilt Tipi: Karton Ka..
Anlam'ın Tarihi * Sözlü Kültürden Yazılı Kültüre
Söz olmasaydı, anlam da olmazdı, çünkü anlam da tıpkı eylem gibi Söz’le kaimdir. Söz’ün anlamı, eylem’in anlamını belirler ve eylem, anlamını Söz’de bulur. Anlamın Tarihine sonuç yazılmaması, bu Tarih’e bir nokta koyulamaması, işte bu yüzden.222 sayfa. 13.5x19.5 cm.Yazar: Dücane CündioğluYayınevi: KapıYayın Yılı: 2016Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 222Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni
Bir Ateşpare Bin Yangın * Edebiyatın Penceresinden İstanbul
Yazarlık hayatının küçümsenemeyecek bir bölümünü İstanbul hakkında yazmakla geçiren Beşir Ayvazoğlu, bu mesaisini Bir Ateşpâre Bin Yangın ile taçlandırıyor. İstanbula anasır-ı erbaanın gözüyle bakan usta yazar, okuyucularını edebiyatın İstanbulundan İstanbulun edebiyatına uzanan nostaljik bir yolculuğa davet ediyor. Ayvazoğlu kubbelerde çınlayan, çeşmelerden akan, çatılarda tüten İstanbulu incelikle anlatırken bir şehrin nasıl sevileceğini, ruhuna nasıl mülaki olunacağını gösteriyor. Bir güzellik resmigeçidine tanık oluyoruz sanki: semtleri, mahalleleri, sokakları, evleri, ağaçları, çiçekleri, iklimi, kayıkları, çeşmeleri, sebilleri, güzel insanları ve tutkunlarıyla İstanbul... Yazar: Beşir AyvazoğluYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2017Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 360Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Edebi Portreler
İstanbul Erkek Lisesi'nin efsanevi edebiyat hocası ve fıkra yazarı Hakkı Süha Gezgin'in, Yahya Kemal'den Saİt Faik'e 93 ünlü yazar ve Dede Efendi'den Neyzen Tevfik'e 18 musikişinası tanıttığı belge niteliğindeki bu portreler, Beşir Ayvazoğlu'nun titiz çalışmasıyla günümüz okuyucusunun dikkatine sunuluyor.Bu metinler, portresi çizilen şahsiyetlerin çoğunu yakından tanıyan bir yazarın kaleminden çıktığı için edebiyat tarihimiz açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Tarihî şahsiyetlerin çoğunun, tasvir yasağı sebebiyle, maddî varlıkları bakımından karanlıklar içinde kalmasına hayıflanan Hakkı Süha, her portrede, ele aldığı şahsiyetin fizikî portresini çizdikten sonra "mânâ ve ruh" bakımından tahliline girişiyordu. Bir portrenin bu adı gerçekten taşıyabilmesi için, Hakkı Süha'ya göre, "bahsettiği şahsiyetin hem gövde, hem ruh çizgilerini belirtmesi lâzım gelir"di.Unutulmaya yüz tutmuş önemli bir edebiyat adamının ve belge değeri taşıyan portrelerinin gün ışığına çıkarılmış olması ed460 sayf..
Felsefe'nin Türkçesi * Cumhuriyet - Felsefe - Eleştiri
Olup biteni kötü olarak tanımlayabilme kudreti, tanım yapabilenlerin, yani elini korun içinde tutabilecek denli sabır ve tahammüle malik olabilenlerin mülkü. Bu niülkiyetin adı karamsarlık, kötümserlik değil. Kötümserlik âna yönelik nazarların değil, geleceği karartan, olacak olanın kudretinden şüphe edenlerin zavallılığı; adalet ve merhametin tecellisinden umudunu kesenlerin, Kadir'in kudret elini tutabilme becerisinden yoksun olanların çaresizliği.Olmakta olanın karalığı, olacak olanın olması/gelecek olanın gelmesi için görülebilmeli; görülüyorsa görüldüğü an dile getirilmeli, hiç düşünülmemeli de karamsarlığın gereği yapılmalı!190 sayfa. 13.5x19.5 cm.Yazar: Dücane CündioğluYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2014Dil: TürkçeSayfa Sayısı: 190Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni
Fotoğrafın Serüveni - Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Stüdyoların Işığında
Türkiye’de fotoğrafın serüveni stüdyolarla başlar ve yıllarca onlarla devam eder. Henüz şimdiki gibi branşlaşmanın olmadığı ilk dönemlerde stüdyolarda veya o günün deyişiyle fotoğrafhanelerde sadece portre fotoğrafları çekilmiyor, manzara, belgesel ya da haber gibi pek çok alanda da fotoğraf üretiliyordu. Bu bağlamda, bizim topraklarımızdaki stüdyoların tarihi aslında fotoğrafçılığımızın da tarihi.Fotoğraf sanatçısı ve araştırmacı Gülderen Bölük, yıllardır Osmanlı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait dergi, gazete, kitap, müzayede katalogları ve orijinal fotoğraflardan özveriyle oluşturduğu koleksiyonundan görsel malzemeleri ortaya koymuş. Ait oldukları dönemlerin ruhunu yansıtan bu karakteristik malzemeler, sadece görsel sanatların bir dalıyla değil modernleşen bir toplumun seyriyle de ilgili veriler sunuyor. Fotoğrafın Serüveni, Türkiye’de sosyal bir olay haline dönüşen fotoğrafçılığın tarihine dair rahatlıkla ve keyifle takip edilecek bir perspektif.380 sayfa. 16x22 cm.Yazar: Gülderen..
Hz. İnsan
Yazar: Dücane CündioğluYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2009Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 124Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni Gibi
II. Abdülhamid - Bir Şehzadenin Ruh Portresi
Abdülhamid Han, imparatorluğun yönetiminde birinci dereceden söz sahibi olduğu uzun hükümdarlık yılları boyunca gerek uyguladığı strateji ve yönetme biçimi, gerek aldığıkararlar itibariyle hep tartışıldı. Tartışmalar, bugün dehiçbir azalma olmaksızın sürüyor.Abdülhamid Han’ı anlamamız ve onunla ilgili tartışmayı ülkemizin ve insanımızın yararına olarak sürdürmemiz şart. Ama hükümdar bile olsa bir insanı anlayabilmek, şimdiye kadar didik didik edilmiş zamanın şartları ve yaşanan olguların incelenmesinin yanı sıra kişiliğine, hangi ortamlardan ve durumlardan geçerek nasıl bir insan olduğuna, yani psikolojisine de odaklanmayı zorunlu kılıyor.“Bir insan hakkında elde edilebilen bilgilerin psikolojik bilgi araçlarıyla yorumlanması ve o insanın kişiliğinin nasıl şekillendiği hakkında yorumlar yapılması” olarak tanımlanan psikobiyografi, tarihsel psikolojinin bir dalı. Tarihsel psikolojinin önemini bilenler, o olmadan yapılan tarih yazımının gerçek bir tarih olmayacağı kanaa270 sayfa. 13.5x19..
Kalpten / Varoluş Merkezimiz Kalp ve Temel Eylemi Merhamet
Kalpten! Varoluşsal merkezimiz kalp üzerine, psikoloji ilminin penceresinden yazıldı. Ancak sadece bir psikoloji kitabı değil İnsan varoluşunu anlamaya bütün derinliği ile kavramaya çabalıyor. İnsan psikolojisi ve akademik bir disiplin olarak psikolojik bilimlere sesleniyor Düşünce, duygu ve algılamalarımıza kalp eşlik ettiğinde, onlar kalbin süzgecinden geçtiklerinde, daha ahlâkî, dolayısıyla daha insani olacaklarını dile getiriyor Kalpten, bir ahlâk felsefesi ve ahlâk psikolojisi kitabı değil, ama onların yanında yöresinde dolanmaktan hiç vazgeçmiyor. Kalpten bir ilahiyat kitabı, bir din psikolojisi kitabı da değil, ama onlardan büsbütün ayrı da kalamıyor. Kalpten! Erol Gökanın kalpten, kalp için ve kalple yazdığı bir kitap Yazar: Prof Erol GökaYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2020Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 196Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Karikatürün Aynasında Edebiyatçılar
“İnsanları karikatüründen tanımalı…”Said Coşar, Karikatürün Aynasında Edebiyatçılar’da karikatür penceresinden edebiyatçıların en dikkat çekici ayrıntılarını yansıtıyor.Tıpkı fotoğrafta olduğu gibi biyografilerde de çoğunlukla bir edebiyatçıyı, ona şahsiyetini veren asıl kimliğinden sıyrılmış bir hâlde buluruz. Kozma Togo’nun karikatür albümüne yazdığı yazıda Faruk Nafiz tam da bu noktaya işaret ederek “İnsanları karikatürlerinden tanımalı,” der.Gırgır dergisinin yayın hayatına başladığı yıllara kadar karikatüristler mizah dergileri ve günlük gazete sayfalarında pek çok edebiyatçıyı ağırlamıştır. Karikatüristlerin tarama ucu ve çini mürekkebi marifetiyle çizdikleri edebiyatçı karikatürleri, edebiyatçıların renkli dünyalarına ışık tutmakta. Yine edebiyatçılarla ilgili kıyıda köşede kalmış pek çok ayrıntıyı barındırması, bu karikatürlerin edebiyat araştırmacıları için paha biçilmez bir kaynak olduğu tezini de doğrulamakta. Oysa edebiyat araştırmalarında bu kaynak bugüne dek h134 sayfa. 1..
Malik Aksel Evimizin Ressamı
Hem evimizin ressamı hem evdeki ressam.Ev ne kadar içe dönüyorsa renk ve çizgileriyle, bir o kadar da hayata açılıyor.Kuşevlerine kadar gidiyor.Beşir Ayvazoğlu, bu kez "eve" girdi. Hem mahrem çizgilere baktı hem de ışığın ve renk oyunlarının kaderini duydu.Malik Aksel'i yazmak biraz da yazılmamış Türkiye'yi yazmaktı.Biyografi sanatla birleşiyor, kültür ve medeniyet meseleleriyle derinleşiyor bu çalışmada.Hayatın estetik katmanı adım adım insana çıkar.İşte belge belge, satır satır, kristalize bir hayat.İşte ve emek ve incelikler ürünü yepyeni bir biyografi...Bibliyografya ve resim albümüyle birlikte.Beşir Ayvazoğlu'ndan...272 sayfa. 16.5x21 cm.Yazar: Beşir AyvazoğluYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2011Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 272Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16.5x21Durum: Yeni Gibi
Masal ve Resim - Malik Aksel
Malik Aksel güçlü bir ressam ve seçkin eğitimci olduğu kadar, ironik bir üslûba sahip ve kuvvetli bir yazardı da... Ülkemizde onun kadar çok yazan ressam azdır. 1933 yılında Varlık dergisinin 1 Nisan 1933 tarihli ikinci sayısındaki Türk Resim Sanatı başlıklı ilk yazısıyla başlayan yazarlığı, ressamlığıyla birlikte ömrünün sonuna kadar devam etti. Malik Aksel, onlarca gazete ve dergide sanat, folklor, İstanbul hayatı ve kültürü üzerine yüzlerce yazı kaleme almış, bunlardan bir kısmını Sanat ve Folklor ve İstanbulun Ortası isimli kitaplarında değerlendirmişti. Masal ve Resim, bu kitaplara girmemiş yazılarının büyük bir kısmını ihtiva ediyor. Türk Resim Sanatı, Yeni Hayaller, Yeni Şekiller, Masal ve Resim, Bir Yılbaşı Gecesi, Eski ve Yeni İstanbul ve Plastik Düşünce başlıklarıyla altı bölüm hâlinde tasnif edilen yazılar, Malik Akselin kendine has eleştiri dilinin ve üslûbunun gelişme seyrini gösterirken, döneminin sanat ortamı ve anlayışına da ayna tutmaktadır. Yazar: Mali..
Mührün Gücü * İlk Türk İslam Devletlerinde ve Osmanlılarda Bürokrasi (Yeni Araştırmalar Işığında)
Bu kitabın temel konusu Osmanlı bürokrasisi üzerine ve nasıl işlediğine dair bir incelemedir. Osmanlı bürokrasisi, kendisinden önceki Türk-İslam devletlerindeki sevk, idare ve yönetimlerinin yüzlerce yıllık birikimlerinden süzülmüştür. Bu birikim sayesinde Osmanlı Devleti, küçük bir beylikten üç kıtada muntazam bir biçimde yönetilen bir Cihan Devletine dönüştü. Ve bu birikim sayesinde kendi sınırları içindeki farklı din, dil ve etnisiteye mensup milletleri bir arada huzur içinde yönetebildi. Bir tarihçi ve arşiv uzmanı olan Necati Gültepe, özenle hazırladığı bu çalışmada çok sayıda belgeyi günışığına çıkarak asırlarca süren Osmanlı bürokrasinin nasıl işlediğini bir bir gözler önüne serer. Sevk ve idarede kâtiblerin nasıl merkezî bir rol oynadığını göstererek kâtiblere dair bilgilerimizi yeniden bir süzgeçten geçirmemizi sağlıyor. Dolayısıyla devleti ayakta tutan tüm unsurlar, mevcut bürokratik kalemlerin ne kadar güçlü olduğu ile doğrudan ilişkilidir. Osmanlı bürokrasisi hakkı Yazar:..
Neşeli Kitap
"Canım anneciğim, babama sakın Mevlevi dervişi olduğumu söyleme; o beni hâlâ pizzacıda hamurkâr zannetsin daha iyi; Mevlevîlik kim biz kim anneciğim; vaktiyle bunlar derli toplu, efendi, tahsilli, kibar adamlarmış. Geçenlerde bir kitapta okudum, eskiden dervişler öyle "ha" deyince bizim gibi dönmeye başlamazlarmış, uzun bir merasimi var bu işin. Aslına bakarsan bazen dönerken heyecana kapılıp güzel şeyler hissetmiyor değilim fakat genellikle utanıyorum bir tanıdık çıkar diye, o zaman gözlerimi kapatıyorum. Hani düğüncülük, şarkıcılık olsa neyse... Bu bir dinî törenmiş aslında anne, hattâ âyin diyorlar. Şimdi babam benim âyine katıldığımı, hattâ bu işten para kazandığımı duysa yüreğine iner. Hâsılı kelâm içime bir türlü sinmiyor. Necdet'e kalsa, "Oğlum işin püf noktasını kaptım; gel beraber kendi ekibimizi kuralım," filan diyor ama ben bu sektörde durmam artık. O yüzden hâtıra resmi bile çektirmiyorum. İlerde birilerinin eline geçerse ne derim sonra..."284 sayfa. 13.5x19.5 cm.Yazar: Ahm..
Perde Perde Tarih * Tarihi Muhasebeler
Yazar: M. Turhan TanYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2011Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 214Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni
Sadreddin Konevi
Sûfiler manevi tecrübelerini anlatmak için birbiriyle irtibatlı üç terim kullanmıştır: vecd, vücûd ve tevâcüd. Vecd ya da vücûd, öncelikle bir şey bulmak, bilmek, tevâcüd ise bulmak için insanın kendini zorlaması demektir. Tasavvufun teorik gelişimiyle paralel olarak sûfinin vecd halinde bulduğu ya da bulmak için kendini zorladığı hali anlatan vücûd, felsefe ve kelamda aşina olduğumuz varlık anlamına doğru bir anlam gelişmesi kazanmış olsa bile sûfiler varlık ile bilmek ya da bulmak arasındaki ilişkiyi her zaman korumuştur. Bu meyanda varlık ve bilmek arasındaki ilişki bir sebep-sonuç, hatta madde-suret ilişkisi gibidir. Sadreddin Konevî, varlığı mutlak anlamda kullandığında Tanrıyı kasteder. Bu anlamda varlık ya da Tanrı, Metafizikin konusudur. Bu yaklaşım, başından beri kendilerince veya başkaları tarafından varlığın birliği diye isimlendirilen bir öğreti etrafında teşekkül etmiş bir ekolün ana fikri haline gelmiştir. Konevî varlık ve bilgi arasındaki bu ilişkiyi sürdürür ve söz Ya..
Siyasetin Aynasında Kültür ve Medeniyet
Kültür ve medeniyet krizinden, çatışmasından, hatta savaşından sık sık söz edildiği, buna istinaden politikaların oluşturulduğu, tedbirlerin alındığı bir dönemi yaşıyoruz. Kültür ve medeniyetin “Siyasetin Aynası”ndaki yeri gittikçe daha görünür ve önemli hâle geliyor. Mehmet S. Aydın, akademik birikimi ve siyaset tecrübesini harmanladığı Siyasetin Aynasında Kültür ve Medeniyet’te bu karmaşık dönemin ruhunu mercek altına alıyor. Bir yandan İslam medeniyeti hakkında Batı’da açıkça görülen bilgisizliği, kültürel ırkçılığı ve tehdit edici bir güvenlik sorununa dönüşen İslamofobiyi deşifre ederken, öte yandan İslam dünyasında hukuk devleti, adalet, özgürlük, şeffaflık gibi medeniliğin temeli olan değerlerin etkin bir konuma gelemeyişine dikkat çekiyor. Meseleyi berrak bir şekilde teşhis eden Aydın, dünyayı bu buhrandan çıkaracak yol haritasını da ana ilkeleriyle ortaya koyuyor.548 sayfa. 13.5x19.5 cm.Yazar: Prof Mehmet S. AydınYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2016Yayın Yeri: İstanbulDil:..
Sosyoloji Konuşmaları - Sosyal Bilimler Noktayla Değil; Virgüller, Ünlemler ve En Çok da Soru İşaretleriyle Çalışır Genişletilmiş
Sosyoloji Konuşmalarında sinemadan futbola, İstanbulun sorunlarından İslâm dünyasındaki sosyal bilim çalışmalarına kadar pek çok farklı konuyla buluşacaksınız. Alanlarında söz sahibi olan konuşmacılarımız; Recep Tayyip Erdoğan Orhan Türkdoğan Cinuçen Tanrıkorur Nilüfer Göle Orhan Gencebay Osman F. Seden Charles Mark Bedri Baykam Mustafa Ruhi Şirin Can Kozanoğlu Tayfun Amman Ümit Meriç önemini hiç kaybetmeyen bu konular üzerinde bizleri düşünmeye davet ediyorlar. Yazar: Prof Ümit MeriçYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2019Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 438Cilt Tipi: DiğerEbat: 13.5x19.5Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Tanpınar'da Oyun - Modernizmin Oyunu Oyunun Modernizmi
Modern edebiyat bireyin parçalanmasıyla başlar. Bu parçalanmışlık, bireyin modern hayat karşısında yabancılaşması, yabancılaşmanın insanda yarattığı sıkıntı ve bütünlüğe ulaşmaya çalışma şeklinde dallanıp budaklanmıştır: "Değerler üzerindeki bu yeni baştan durma, bu huzursuzluk, asıl moderni yapar." diyen Tanpınar'ın temel meselesi işte bu modernin yarattığı huzursuzluktur.Tanpınar'ın karakterlerinin hepsi hayatın hızlı ve yeni akışı içinde kendilerine geçmişleriyle bağlantılı olarak bir yer bulmaya çalışırlar. Bu yüzden parçalanmışlardır ve bu nedenle onlar için "oyun" ciddi bir kavramdır.Arafta kalmış bir kuşağın yazarı olarak Tanpınar, başta dil olmak üzere, sonrasında kurgu ve yapıya da aksedecek bir şekilde oyuna yönelmiştir."Arafta kalmışlık" halinden bağımsız olmayan "oyun"un Tanpınar'da karşılığını bulmak bu kitabın temel meselesidir.436 sayfa. 13.5x19.5 cm.Yazar: Seval ŞahinYayınevi: Kapı YayınlarıYayın Yılı: 2013Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 436Cilt Tipi: Diğer..




















