Künyede ilk sahibinin isim bilgisi mevcut, çok temiz. "Seksten önce iki kelime, bir sözcük etmek lazım. Burayı iş bilmişiz işte. Gelen insanları iyi karşılıyoruz. Sabununu, kolonyasını veriyoruz. "Hoş geldin, kendine iyi bak, güle güle git, Allah seni korusun" diyoruz. Bunları karıları bile demiyor. Yani nasıl üşüyorsun, sıcak bir sobanın yanına yanaşıyorsun, ısınıyorsun, işte öyle bir sıcaklık lazım insana. Bizim insanlarımız laftan anlayabilen kişiler. Devamlı gelenler var. Patrondan, bu hayattan eziyet çektiğimizi biliyorlar. Çoğu da devlete isyan ediyor. Bana soruyorlar "N'oldu Mehtap, daha emekli olmadın mı?", "Devlet hakkımı vermedi ki!" diyorum."
Yazar: Mehtap KandemirYayınevi: Parantez yayınlarıYayın Yılı: 2000Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 112Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x19Durum: Yeni Gibiİlk Baskı: Evet
Mevsim Yas, yakın tarihin avurtlarına yapışmış bir lekeyi kazıtıyor. Işığın kırılmadığı, belleğin konuşmayı reddederek ama kaydetmeye devamla sağ çıkabilmeyi başardığı bir yere varıyor Mehtap Ceyran: Görünmez olabildiğin kabuktur ev.“Hafızası karşısında neden aciz bir varlıktır ki insan?Seninle böyle konuşuyor olabilmeme şaşırıyorum biliyor musun?Bu yaşa geldim hiç kimseyle konuşmadım. Sadece kelimelerdöküldü ağzımdan. Burada, olduğum yerde sıkıştım kaldım.Geçenlerde neyi fark ettim biliyor musun; bugüne dek hiç bağırmadığımı... Kendi sesime yabancıyım. Belki de bu yüzden hayatla kötü, hastalıklı bir ilişkim oldu hep. Neye sığınacağımı bilemedim. Galiba hep hatırlamaktan ibarettim.Hatıralarımı değil, hafızamı yazıyorum sana. Dışarıda korkunç bir yağmur yağıyor, duyuyor musun? O günlerde de hep yağmur yağardı. Bulutların karabasan gibi çöktüğü başka bir şehir daha var mıdır yeryüzünde, bilmiyorum. Gökten yağmur yerine çamur yağıyordu.”220 sayfa. 13.5x19.5 cm.Yazar: Mehtap CeyranYayıne..