Arama
Arama kriterlerine uygun ürünler
Başkalarının Tanrısı
“Ne doğumumuz ne ölümümüz ne de doğumla ölüm arasında can çekişerek sürdürdüğümüz hayatlar bize ait. Başkalarının isteklerinden doğuyor, başkalarının istediği gibi yaşıyor ve başkaları yüzünden ölüyoruz. Bizim sandığımız hayat bizim değil, bizim sandığımız beden bizim değil…” Karanlık geçmişi tuhaf olaylarla dolu, bacakları dizlerinden kesik yaşlı Efsun Abla... Kim olduğunu hatırlamayan, hafızasını yitirmiş Adnan Abi... Sokaklarda orospuluk yaparak para kazanan toksikoman Hülya... Bir sabah uyanıp düzenini, evini, ailesini, işini terk ederek sokaklardaki tekinsiz hayata karışan, kafası karışık şair Musa... Ve çöpte bulunmuş bir bebek, Matruşka... Her biri kendi zorlu sorularıyla baş etmeye çalışan ve kucaklarındaki kimsesiz bebekle şehrin sokaklarında kendilerine barınacak bir delik arayan bu dört insan, bilinmeze doğru sürüklenen hayatlarıyla en sert gerçeklere işaret eden uçurumların kıyısında dolanıyor. Onlar her şeye karşın ayakta kalmakta inat edip şehri kuranların ve yıka Yazar: ..
Benim CUMHURİYET
HALİD ZİYA UŞAKLIGİL İLE YUNUS NADİNİN TORUNU OLAN VE GAZETEYİ 13 YIL YÖNETEN EMİNE UŞAKLIGİLDEN Cumhuriyete İÇERDEN CESUR BİR BAKIŞ Benim Cumhuriyetim bir ailenin, bir gazetenin ve basın dünyasında bir kadının birlikte akan öyküleriyle Türkiye'nin yakın tarihine içeriden bir bakış... Bu bakış matbuat tarihimize ve matbuatımızın önemli gazetecilerine aydınlatıcı bir ışık tutuyor. Cumhuriyet gazetesi yakın dönem siyasi tarihimizin en önemli ayaklarından birisidir. Kurulduğu günden beri sadece bir gazete olmakla yetinemeyecek kadar sorumluluk üstlenmiş, Türkiye Cumhuriyetinin geçirdiği tüm dönüşümlerde yadsınamayacak roller almış, kurucu kadronun kurucu gazetesi olma kimliğini yitirmemeye çalışmıştır. Unutulmamalıdır ki her gazetenin olduğu gibi, Cumhuriyet gazetesinin de tarihi, kurucularının, sahiplerinin, çalışanlarının, yazarlarının, muhabirlerinin ve okurlarının olduğu kadar bir büyük ailenin de tarihidir. Emine Uşaklıgil bu büyük ailenin hikâyesini, her iki anlamını Yazar: E..
Bir Şehri Yok Etmek - İstanbul
İSTANBULDA KAZANMAK YA DA KAYBETMET Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima gör- mezden gelindi. Şehirler inşaat projelerinin arazisi haline getirildi. Emine Uşaklıgil bu durumu İstanbul üzerinden gösteriyor. İnsanlar, mahalleler, sokaklar, çarşılar, pazarlar, kentin tarihî tanığı binalar, dereler, ormanlar, anılar ve hikâyelerden oluşan şehir, özellikle İstanbul, bir rant kaynağı ve merkezi oldu. Bu rant hırsı, İstanbulun kadim mahallelerine; Sulu- kuleye, Balata, Tarlabaşına, Okmeydanına yöneldiği gibi yeni İstanbul yaratmak için ormanlara, su havzalarına ve barajlara da arazi mantığıyla bakmaya başladı. Bunu engellemek mümkün mü? Ecdat yadigârı İstanbuldan geriye ne kalacak? Göreceğiz! Tarihî silueti bile giderek ve hızla bozulan İstanbula hâlâ sahip çıkanlara... Yazar: Emine UşaklıgilYayınevi: Can..
Düş İskelesi (İmzalı ithaflı Fikret Hakan)
Yazar: Mine ÖmerYayınevi: İlya YayıneviYayın Yılı: 2011Yayın Yeri: İzmirDil: TürkçeSayfa Sayısı: 88Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni Gibiİmzalı: Evetİlk Baskı: Evet
Edebiyat Terapi Yoksunluktan Varoluşa
Bugün hâlâ kendime şu soruları soruyorum: Kimim? Ne istiyorum? Varoluşum ne? Bunlara içtenlikle cevap verebilmek için kime döndüm? Sartrea. Çünkü o kendi varoluşunu ölümüne dek sorgulamaktan hiç vazgeçmez ve insan, kendisini oluşturduğu varlıktan başka hiçbir şey değildir diye yazar. Ben de onunla birlikte, onun yolundan giderek, varoluşumu tüm çıplaklığıyla bir kez daha sorgulamak istiyorum. Özgürlük, yaratıcılıkta ortaya çıkar. Okuma, özgür bir düştür ve bu özgürlük ruhsal yapının en derin, en karanlık noktalarına giderek değişimi, gelişimi gerçekleştirir ve okuyan insan giderek artan bir duyarlılığa kavuşur. Edebiyat Terapi, yoksunluktan varoluşa, özgürlüğe kavuşma isteğidir. Özgürlüğüme bağlanmıştım. Yazar: Mine ÖzgüzelYayınevi: Doğan KitapYayın Yılı: 2019Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 184Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x21Durum: Yeni
Emine Beder / Pastalar ve Kurabiyeler
Yazar: Emine BederYayınevi: İnkılâp KitabeviYayın Yılı: 2002Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 152Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 20x28Durum: Yeni Gibi
Gençlik / Yeni yüzyıl Kitaplığı Cep Üniversitesi
Yazar: Haluk Özbay / Emine ÖztürkYayınevi: Yeni yüzyıl Kitaplığı / İletişim YayYayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 112Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 12x18Durum: Yeni
İngiliz Filolojisi Dergisi II (Studies By Members Of The English Department, University Of İstanbul)
Tamamı ingilizce Yazar: Mine UrganYayınevi: İstanbul Üniversitesi Edebiyat FakültesiYayın Yılı: 1951Yayın Yeri: IstanbulDil: İngilizceSayfa Sayısı: 158Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 17.5x25Durum: Çok İyi
Marx / (Adam Smith + Keynes) x Samuelson * İktisadi Yöntem ve Kavramlara İlişkin Bir Eleştiri
Kitap mikro, makro, matematiksel ve eleştirel yaklaşımların dört öncü iktisatçısının yazdıklarından yola çıkıp iktisadın araştırma ve çözümleme yöntemleri ile temel kavramlarını gözden geçiriyor. İlgili her şeyi kapsayacak geniş bir sistem kurmak yerine, farklı durum, konum ve açılardan bakışla konunun nasıl görüldüğünü irdeliyor; okuru kuramsal labirentlerde çözülecek bilmecelere sürüklemektense, okura fiilen konuyla nasıl karşılaşıldığı ve karşılaşıldığında hangi tavırların alınabileceğine dair fikirler sunuyor. Böylece, elimizde kolları matematikten tarihe, felsefeden sanata uzanan, iktisat üzerine berrak akışlı samimi bir sohbet duruyor. Yazar: Dr Osman SarıYayınevi: Efkarisamiminet YayıncılıkYayın Yılı: 2009Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 318Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16.5x24Durum: Yeniİlk Baskı: Evet
Zekamatik / Bilim Serisi
Soruların olmadığı bir dünya düşünebilir misiniz? Cevap aramak zorunda kalmayacağınız yahut sorularla karşılaşmadığınız bir zaman dilimi.. Sanırım bu soruların cevabı hemen herkes için aynı: Hayır! Hakikaten öyledir; zihnimiz, sığ sularından en derin kuytularına kadar nicesiyle muhatap olur soruların. Kimi zorlu kimi neşeli...Kimi kolay; kimi zor. Ama hepsinin geride bıraktığı kendine has bir tadı, bir zevki, bir başkalığı vardır. Hayatımız boyunca bin bir çeşidiyle karşılaşacağımız nice sorunun anahtarını elde etmek şüphesiz çok kolay olmasa gerek. Ama kendimizi bu zorluğa teslim edip, sorulardan kaçmanın da bir fayda sağlamayacağı da muhakkak. İşte tam bu noktada hayatın tatlı gerçeklerinden biri giriyor devreye: Sevmek, sevdirmek. Bence Zekâmatik tam olarak bunu yapıyor. in bir surat soruları; Zekâ Sorularını sevdiriyor. Fıkralarla sizleri dinlendiriyor. En çetrefil sorularını bile çikolata sosuyla sunuyor. Bunu nasıl mı yapıyor? Bu sorunun cevabını şimdi vereceğimi düşünür Ya..










