Çamların naneli nefeslerini, tepenin Tepegöz duruşunu, insanların cavlaklığını, güvercinlerin telek telekliğini, şehrin asıltı sisini, çayhanelerin mahmur buğusunu bırakıp eşiğe yöneldim. Arkamda kocaman bir neşe yumağı bırakıyordum. Her zaman içinde olmak istediğim yumağı. Büyük kesme taşları, mermer çeşmeleri, kötü boyalı demir çitleri, bambudan örme sandalyeleri, temperli cam kestirilmiş masaları, genzi yakan sabah havasını, zamanı şaşırmamı engelleyen cep telefonu zillerini sarıp sarmalamış, işveli bakışlar, inatçı göz dikmelerle titretilmiş, bugünü son damlasına kadar emen bir yumak... Arkamı döndüm. Bir kez daha o yumağı çözemeden, yumakla bir olamadan. Eşikten geçmeyi istiyordum, içeriye bakmayı. İçeride ne var?
Yazar: Nagihan ŞahinYayınevi: Hece YayınlarıYayın Yılı: 2018Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 128Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x21Durum: Yeni
Bu kitap, bir keşif yolculuğudur. Gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz her şeyde Allahın isimlerinin nasıl tecelli ettiğini anlamak için bir davettir. Çünkü Esma, sadece dillerde tekrar edilen kelimeler değildir; onlar kainatın her zerresinde okunabilen ilahi hakikatlerdir. Esmalar; kainatın mayasında, insanın ruhunda, varlığın en derin sırrında saklıdır. Bir çiçeğe baktığında onun açmasını sağlayan El-Fettahtır. Toprağa düşen tohumun Rahmanın merhametiyle çatlayıp filizlenmesi, Allahın El-Muhyi (Hayat Veren) isminin tecellisidir. Güneşin her sabah doğması, En-Nur (Nurlandıran) isminin mührüdür. Kalbinin atışı, damarlarında dolaşan kan, hücrelerinin yenilenmesi, vücudunun her zerresinde El-Kayyum (Her şeyi ayakta tutan) ismini okumamıza vesile olur. Allah, kendisini tanımamız için isimlerini kainata yerleştirmiştir. Her isim bir hakikati anlatır, her hakikat bir kapı açar. Bu kitabın amacı, sana bu kapılardan geçmeyi öğretmek. Bir çiçeğe bakarken, bir nefes alırken, bir
Yaz..