Sigmund Freud tarih boyunca insanlığın üç büyük hakarete uğradığını söylemişti. Bunlardan ilki Kopernik’in evrenin merkezinde güneşin olduğunu keşfetmesi, ikincisi Darwin’in evrim teorisi, üçüncüsüyse Freud’un kendisinin ortaya attığı bilinçaltı kavramıydı. Öyle ki Freud “ İnsan kendi evinde bile patron değildir” diyerek insanın kibirli tahtını sarsmıştı. Bugünse insanlık en büyük ve en kapsamlı dördüncü büyük hakarete maruz kalıyor, insanın bilinçdışının, gizli arzularının, isteklerinin ve duygularının kontrolünü ele geçirdiği dijital devrim yapıyor bunu. Artık akıllı telefonlarımız ve algoritmalar bizim ne istediğimizi bizden çok daha iyi biliyor üstelik böyle bir çağda nevrozların şekli ve adı da değişiyor… Bu sarsıcı kitapta psikolog ve psikoterapist Johannes Hepp, hızla ilerleyen dijitalleşme sürecinde 21. yüzyılın 21 nevrozunu tanımlıyor. Çevrimiçi seks bağımlılığı, ilişki korkusu, artan iletişime rağmen yalnızlık, ahlak nevrozu, kusursuzluk peşinde koşma, patolojik yalan,
Yazar:..
Serçeler, insanları teselli edebilir ama aynı zamanda onları ağlatabilir de Serçe-insan ilişkisinin başlangıcı çok eski zamanlara dek uzanır ve bu ilişkinin izleri serçelerin genomunda bile gözlemlenebilir: İnsanlar tahıl yetiştirmeye başladıklarında serçe, tahıl yiyen bir hayvana dönüştü ve o zamandan beri hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Buna karşın, en sık rastlanan ve sayısız popüler söylemde yer alacak kadar yaygın görülen bu kuş türü, ne yazık ki artık ciddi bir tehdit altında. Alman doğa uzmanları Eva Goris ve Claus-Peter Hutter ile serçelerin gizli dünyasına doğru yolculuğa çıkarken heyecan verici kültürel bir tarihe şahit olacak ve serçelerle ilgili birçok ilginç, dahası eğlenceli gerçeğin farkına varacaksınız. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için sloganıyla Tüy Kadar Hafifi okurken doğanın çağrısına kulak verecek, serçelere yardım etmek ve hayatta kalmalarını kolaylaştırmak için neler yapabileceğinizi öğreneceksiniz.
Yazar: Eva Goris, Claus-Peter HutterÇevi..