Hatırat, Anı, Mektup
Kırk Yıl Sonra Dün Gibi Nurettin Topçu
Nurettin Topçu hocamı ilk defa 1959 yılında İstanbul Erkek Lisesinin Boğaza bakan bir sınıfında gördüm. Hafif başını kaldırarak (zaten hep öyle yürürdü) sınıfa girer, yoklama yapar, günün dersini anlatmaya başlardı. Psikoloji hocamız Keysi Hanım gibi onun da sınıfa kendiliğinden yayılan bir otoritesi vardı; hakiki hocalardan sirayet eden bu hali bizim yaramaz, laubali tavırlar içine girmemize mâni oluyordu. Birçok eserin sahibi olduğundan haberimiz yoktu, şahsiyeti hakkında da bilgi sahibi değildik ve o bize kendisinden hiç bahsetmedi. Zaten onu hiçbir zaman arkasında kalabalıklar toplanmasından hoşlanan bir fikir adamı hüviyetiyle görmedik. Hayatı boyunca Bergsonun bir makalesinden alıntıladığı onların varlıkları bir çağrıdır ifadesini şiar edinmiş gibiydi. Hareket dergisinde de yazıları, hikâyeleri yayımlanan Muzaffer Civelek, kırk yıl sonra hocası Nurettin Topçuyu anlatıyor. Yazar: Muzaffer CivelekYayınevi: Dergah YayınlarıYayın Yılı: 2016Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa..
Komple Muamele * Birinci Baskı 2000 | Genelev Kadınlarının İdolü Sadiye / Mehtap
Künyede ilk sahibinin isim bilgisi mevcut, çok temiz. "Seksten önce iki kelime, bir sözcük etmek lazım. Burayı iş bilmişiz işte. Gelen insanları iyi karşılıyoruz. Sabununu, kolonyasını veriyoruz. "Hoş geldin, kendine iyi bak, güle güle git, Allah seni korusun" diyoruz. Bunları karıları bile demiyor. Yani nasıl üşüyorsun, sıcak bir sobanın yanına yanaşıyorsun, ısınıyorsun, işte öyle bir sıcaklık lazım insana. Bizim insanlarımız laftan anlayabilen kişiler. Devamlı gelenler var. Patrondan, bu hayattan eziyet çektiğimizi biliyorlar. Çoğu da devlete isyan ediyor. Bana soruyorlar "N'oldu Mehtap, daha emekli olmadın mı?", "Devlet hakkımı vermedi ki!" diyorum." Yazar: Mehtap KandemirYayınevi: Parantez yayınlarıYayın Yılı: 2000Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 112Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x19Durum: Yeni Gibiİlk Baskı: Evet
Küçük Ünlü Uyumu
Bir komedyenin bu kadar çok insana ilham olabileceğini kim bilebilirdi? Kaan Sekban, hayalinin peşinden gitmeyi başaran, bunu yaparken insanları doyasıya güldüren, bir yandan da umut aşılayan bir isim. Onun hayatından anekdotlar okurken ünlüsünden ünsüzüne tüm ülkenin çabasına, beklentisine ve kurduğu düşlere de tanıklık edeceksiniz. Sahnelerin parlayan yıldızı Kaan Sekban, on yıllık kurumsal kariyerinin ardından sahneye çıkış hikâyesini anlattığı ilk kitabı Tebrikler Kovuldunuzdan sonra bu kez, bir yandan şov dünyasında geçen beş yılının perde arkasını en filtresiz haliyle okurlarına açarken, diğer yandan onları bankacılık yıllarından da çok daha geriye, çocukluğuna doğru samimi ve sansürsüz bir yolculuğa çıkarıyor. Türkiyenin en büyük sahnelerine uzanan macerasını ve hem ülkenin hem de kendinin sınırlarını nasıl aştığını, yolunun kesiştiği büyük ve küçük ünlüleri de hikâyesinin içine katarak anlatıyor. Muzip ve eğlenceli üslubuyla okuru ilk andan sarıp sarmalayan bu anlatıda Türk ..
Kutsal İnek
Künye ilk sahibi ithaf etmiş, çok temiz Yazar: Ceylan Naz BaycanYayınevi: Yitik Ülke YayınlarıYayın Yılı: 2013Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 173Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni Gibiİlk Baskı: Evet
Leylim Leylim: Ahmed Arif
Ahmed Arif'ten Leylâ Erbil'e Mektuplar 1954-1957 Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden alırım. Nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade başdönmesini bulurum. Böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. Aklıma gelmezki seni usandırır, sana gına getiririm. Sana dert, sana ağırlık sana sıkıntı olurum. Nemsin be? Sevgili, dost, yâr, arkadaş... hepsi. Ençok da en ilk de Leylâsın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum. Üşüyorum kapama gözlerini..." Yazar: Ahmed Arif / Leyla ErbilHazırlayan: Leyla ErbilYayınevi: Türkiye İ..
LIGHT Günlük
Çok Temiz Toplusal korkunun kişisel yansımasını ilk kez 1950'lerde küçücük bir çocukken yaşadığımı hatırlıyorum. Türkiye, diktatörlüğe gidiyor diyordu çevremdeki büyükler. Diktatörlük ne demekti bilemiyordum ama herkes korktuğu için ben de korkuyordum. Sonra 1960 ihtilali geldi. Yine korkular. Sonra yüzbinlerce kişi arasından üniversite giriş sınavını kazanabilecek miyiz korkusu (...) Ardından 12 Mart'ta evdeki ders kitaplarına bakıp da bizi sol örgüt üyesi diye tutuklarlar mı korkusu. 1970'lerin sonuna doğru ekmek, yağ, gaz, tuz, yakıt, sigara bulabilecekmiyiz korkusu. 1980'lerde bu ket piyasa ekonomisine geçiş korkusu. 1990'larda finansal krizler ve devalüasyon korkusu, 2000'lerde ekonomik kriz ve konsolidasyon-moratoryum korkusu. Ayrıca bunların yanında sürekli var olan (...) kimliğimi evde unutmuş olmayalım korkusu, banyodayken sular kesilir mi korkusu, milli maç yayını sırasında elektrikler kesilir mi korkusu ve daha niceleri... Yazar: Prof Mahfi EğilmezYayınevi: Om YayıneviYayın ..
Lili Brik
Çok Temiz Yazar: MayakovskiÇeviren: Bertan OnaranYayınevi: De YayıneviYayın Yılı: 1970Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 232Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 11.5x19Durum: Çok İyi
Madencilikte Bir Ömür ** Anılar - Görüşler
Yazar: Kadri YerselYayınevi: Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, MMOYayın Yılı: 1989Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 168+FotoCilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x19.5Durum: Yeni Gibi
Manaho Deresi Cezaevi Notları ( 50. YAzarlık yılı Saygı Gecesi) Ciltli
Yazar: Sadık AlbayrakYayınevi: İstanbul Büyük Şehir BelediyesiYayın Yılı: 2013Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 240Cilt Tipi: ŞömizliEbat: 17x24Durum: Yeni
Marf Orfası
15 Mart 2022. Brüksel Chaheroi Havaalanında, masaları pek de temiz olmayan bir kafede portakal suyumu yudumluyorum. Tadı maalesef yavan, fazlasıyla posalı. Yanımdan melez bir bebeğin zırlaması sekiyor. Salyalı yumruklarını siliyor oturduğum kırmızı koltuğun suni döşemesine. Annesiyle istemsizce göz göze gelip suratındaki samimiyetsiz tebessüm beklentisini elimin tersiyle ardıma itiyorum. Ucağımın kalkmasına hala iki saatten fazla var ve benimse etrafımdaki insanların konuştuklarına kulak misafiri olmaktan başka bir işim yok. Lütfen! En azından deneyelim! diye yalvarıyor ötemdeki kızcağız, alnı terli sevgilisinin nemli ellerini tutarak. O yana fırlatıp bakışlarımı, kendime pay çıkarmak istiyorum aşklarından. İzlediklerimle düşündüklerim örtüşmüyor. Kafam makamında değil biliyorum. O an beynimin rutubetli boşluğunda bir şimşek çakıyor ve kuvveti tüm bedenimi sarsınca, bir an için aydınlandığımı sanıyorum. Boynumdan yüzüme tırmanan merak, bana varlığımı sorgulatıyor. Kendimi ortada Y..
Memet Fuat * Gölgede Kalan Yıllar
Bu kitabı yazmaya başladığımda altmış dokuz yaşındaydım; bitirdiğimde, yetmiş bir... İki yıl sürdü... Arada bir gidip gelme de var... Yoğun bakımda gözlerimi açtığımda, "Bir ay daha yaşayıp kitabımı bitirebilsem!" diye kaygılanıyordum... Bir ay daha!.. Yalnız Piraye'nin, Nazım'ın çevresinden ünlü sanatçılar değil... Erenköylüler, Çamlıcalılar... O güzel insanları gönlümce anlatabildiğimi sanmıyorum. Anlatabilmem için dinleyen de ben olmalıyım... Herkesin kendi güzel insanları var, okurken ister istemez onları okuyacaklar... Yapabileceğim bu kadar!.. Hoşça kalın!.. Yazar: Memet FuatYayınevi: AdamYayın Yılı: 1998Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 624Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni Gibi
Menekşe Kız (İmzalı ithaflı)
Yazar: Esen ÖzmanYayınevi: artshopYayın Yılı: 2024Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 256Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 14x20Durum: Yeniİmzalı: Evetİlk Baskı: Evet
Mum Işığında SON MAHNI Öğretmenlik Hatıraları
Yazar: KolektifYayınevi: Esenler BelediyesiYayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 538Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x21Durum: Yeni
Mutsuz Çocuklar Ülkesi
Süper Babanın müziğini flütle çaldığımız günlerde çok enteresan çocuklardık, Tsubasa izlerken çarpan kalbimiz, banyo sonrası Bizimkiler dizisi... Hayatın seyrinde güzel bir yolculuktaydık, önce hüpleten sonra gümleten felsefemiz, can sıkıntısının artan yoğunluğunda misket oynayarak geçirdiğimiz zamanlar, amacımız basitti yani: Masumluk... Amma velakin çok masumduk! Yazar: Özgür BacaksızYayınevi: Destek YayınlarıYayın Yılı: 2016Yayın Yeri: istanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 144Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x19.5Durum: Yeni
Muz Sesleri (Büyük Boy, Özel Kaplı)
Şömiz karton kapaklı ve dış yüzeyde ayrıca Naylon kap mevcut. Yazar: Ece TemelkuranYayınevi: Everest YayınlarıYayın Yılı: 2010Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 277+Cilt Tipi: ŞömizliEbat: 13.5x19.5Durum: Yeni Gibiİlk Baskı: Evet
My Father Laurence Olivier * Babam Laurence Olivier
Künye sayfası kopmuş, ciltli ve şömizli, çok temiz, Fotoğraflı Yazar: Tarquin OlivierYayınevi: HeadlineYayın Yeri: LondonDil: İngilizceSayfa Sayısı: 271Cilt Tipi: CiltliEbat: 15x24Durum: Çok İyi
Nelson Algren
Simone de Beauvoir, bir Amerika seyahatinde yazar Nelson Algren'le tanışır. Bu kıtalararası aşk, ağırlıklı olarak mektuplarla yirmi yıldan uzun sürer. Beauvoir tüm zorluklarına ve kalp kırıklıklarına rağmen, aşkına ve Algren'e ömrü boyunca sadık kalır. Ancak Aşk Mektupları yalnızca bir aşkın hikayesini anlatmakla kalmıyor, bu iki yazarı her yönüyle tanımamızı da sağlıyor: yaşantıları, kitaplarının yazım süreçleri, entelektüel çevreleri, okudukları kitaplar ve dünyaya bakış açıları... Dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden Beauvoir ve Algren'in mektupları hem dünya edebiyatına hem de Fransız siyasi ve entelektüel çevresine mercek tutuyor. Camus'den Capote'ye, Giacometti'den Sartre'a, Koestler'dan Wright'a pek çok yazarın altın çağını yaşadığı bir döneme birinci ağızdan tanıklık edebiliyoruz. Yazar: Simone De BeauvoirÇeviren: Tülay Evler, Pınar ÖztamurYayınevi: Alfa YayınlarıYayın Yılı: 2019Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 836Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 13x21Durum: Yeni..
Orası Yapı Kredi, Fark Oradaydı 1987-1999
Orası Yapı Kredi, Fark Oradaydı adlı kitapta, tamamen özel sektör girişimiyle kurulan, Türk bankacılığına birçok yeniliği getiren bir bankanın, örneği görülmemiş bir şekilde, sektörünün zirvesine yükselişinin hikâyesi anlatılıyor. Yapı Kredide yapılanlar sadece yabancı ülkelerde var olan ürün ve hizmetleri Türkiyeye getirmekten ibaret kalmadı, aynı zamanda Türkiyedeki ihtiyaçlardan kaynaklanan, dünyada ilk kez görülen, Türkiyeye özgü yenilik ve yaklaşımları da içerdi. Geçmişte olduğu gibi bu dönemde de bankacılık sektöründe devrim yaratan öncü kararların çoğu Yapı Kredide alındı. Yapı Kredinin hızı, rakipleriyle arasındaki mesafeyi kapanması zor bir şekilde açmasını da sağladı. Yeni kuşak Türklerin bilgi-iletişim odaklı çağdaş yeni dünyayı yakalamasında Yapı Kredinin büyük rolü olmuştur. Teknolojinin akıllı kullanımına dayalı, insana odaklı, insan hayatını kolaylaştıran hizmetler - cep telefonu (Turkcell), kredi kartları (Worldcard), internet (Superonline) dahil - Yapı ve Kre Ya..
Orhan Okay
Telaşsız ve tevazu içinde bir dindarlık. Toplumla, muhiti ile, üniversite ile didişmeyen, rahatsızlık duydukça içine kapanan bir mizaç. Ay sonlarında maaşı tüketenler için başvurulan "gizli yardım sandığı". Bilgisini sunmaktan çekinen, sanki utanan bir haleti ruhiye. Orhan Okay'ın Erzurum'daki odası bir ilim, öğrenme, öğretme mekânı olduğu gibi ihtiyaç sahiplerinin uğrak ve sığınma yeridir. Hazırlayan: KollektifYayınevi: DergahYayın Yılı: 1997Yayın Yeri: İstanbulDil: TürkçeSayfa Sayısı: 232Cilt Tipi: Karton KapaklıEbat: 16x24Durum: Yeni Gibi
Oya Başak: Kahkahanın Derinliği
Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatı Bölümünün emeritus profesörü, hayata gülerek bakan, asla hocalık taslamayan Oya Başaktan sanat ve hayat dolu bir ders! Oya Başak: Kahkahanın Derinliği, İzzeddin Çalışların deneyimli kalemiyle yazılmış, tiyatroya, edebiyata, şiire, Shakespearee yani sanata ve hayatı yaşamaya yönelik kışkırtıcı bir anı kitabı. Daha da fazlası; idealist bir eğitimcinin Öğretmen nasıl olmalı?, Üniversite nasıl olmalı? hatta Hayat nasıl yaşanmalı? gibi zor soruları, kazanılmış tecrübeler üzerinden ve gereğinde özeleştiri yaparak cevapladığı bir insanlık dersi! Genç yaşında sanata ve akademiye gönül vermiş bir cumhuriyet kadını, Boğaziçi Üniversitesi humanities derslerinin efsanevi hocası Oya Başak, anekdotlarla harmanlanmış onlarca konuda, kendine özgü gözlem ve yorumlarla çıkıyor okur karşısına. Oya Başak: Kahkahanın Derinliği, öğrenme arzusu kadar öğretme arzusu taşıyanlara çağdaşlaşma yolunda sahip olmaları gereken paha biçilmez değerler s Yazar: ..




















